Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ÇAĞDAŞ ALMAN SOSYOLOJİSİ (  )
Çağdaş Alman Sosyolojisi
ÇAĞDAŞ ALMAN SOSYOLOJİSİ (  )
Barkod
: 9789752410886
Basım Yılı
: Kasım 2017
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 158
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%20 İNDİRİM
Liste Fiyatı
20,00
İndirimli Fiyatı
16,00
Kazanılan Puan
48 NP
Bu kitabı 2,67 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 132 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Ünlü siyaset bilimci Raymond Aron, bu çalışmasında sosyolojinin ana akımlarından biri olan Alman sosyoloji okulunun bir resmini çiziyor. Kavramsal ve tarihsel düzeyde derin bir perspektif içinde ele alınan eserde Weber, Simmel, Tönnies, Oppenheimer gibi isimlerin çalışmaları değerlendiriliyor. Raymond Aron bu incelemesinde ünlü sosyologların yapıtlarına doğrudan birincil kaynaklardan nüfuz ediyor.


Alman sosyolojisinin diğer sosyolojilerden ayırt edici vasıfları, bu okul içinde tarihsel sosyolojinin şekillenmesi, paradigmatik kırılmalar, yöntem kaygıları, “anlam”a dayalı sosyolojik bir yaklaşımın felsefi zenginliği, fenomenolojik sosyoloji, bireycilik ve evrenselcilik arasında ara bir konumda yer alan Vierkandt, özellikle Weber’in birçok açıdan yorumu ve Simmel’in çelişkileri kitapta temas edilen belli başlı konular arasında yer almaktadır. Aron, en ileri düzeyde soyutlamalara başvururken sosyolojinin kurucu ilkelerinden ayrılmıyor:


“Sosyoloji kültürün temel koşullarını, içinde doğduğu ortamı inceler; tabiri caizse, bireylerin kendi aralarındaki ilişkiler içinde biçimlendiği ve örgütlendiği şekliyle toplumun bizzat kendisini inceler. Kuşkusuz gerçek, fiilî bir biçimde de soyutlanmış bu toplumsal alanı hiçbir zaman temsil etmez; kendinde özel bir optiği geliştirmek, her zaman hattâ en istikrarlı, en karmaşık toplumsal oluşumlar içinde bile birbirlerine yaklaşan, birbirlerinden uzaklaşan, karşılıklı olarak birbirlerini etkileyen insanların kesintisiz, temel hareketlerini anlamak sosyologun görevidir. Böylece her zaman mevcut ama her zaman iyi bilinmeyen toplumsalın doğasının bilincine varabilecektir. ”

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: