Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
VARLIK VE OLUŞ (  )
VARLIK VE OLUŞ (  )
Barkod
: 9786055063146
Basım Yılı
: Haziran 2014
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 15.5 x 23.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 591
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%20 İNDİRİM
Liste Fiyatı
40,00
İndirimli Fiyatı
32,00
Kazanılan Puan
96 NP
Bu kitabı 5,33 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 342 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Varlık ve Oluş adlı yapıt derin bir arayışın ürünü, bir yönüyle Türk düşüncesinde yaratıcı bir düşüncenin evrimi sayılır. Kitap çağdaş felsefenin krizlerini ve tereddütlerini aşama aşama dile getirir. Ontolojik meseleler gündeme geldiği andan itibaren varlığın değişken, çok boyutlu yapısı insanda sürekli bir gerilim yaratır. Çevremizde seyrettiğimiz yüzlerce çelişkinin insanda tek başına kendini aşma çabası uyandırması gibi bir sonuç çıkar ortaya. Bu kadim çatışma felsefenin bütün dalış ve uyanışlarında görülebileceği gibi bizzat doğanın kendisinde de vardır.


Varlık ve Oluş, Türkiye’deki üdüşnsel serüveni yakından takip eden ve bizzat ve serüvene ortak olan birinin batı düşüncesindeki çağdaş tartışmaların hiç de uzağında yer almadığını kantılar. Zikredilen kaynaklardan ve 1930’lu yıllardan itibaren günü gününe takip edilen isimlerden bu açıkça görülür.


Hilmi Ziya Ülken daima yerli bir düşünür kimliğiyle evrensel soruların peşinde olmuştur:


Görüştüğümüz sonlu alemlerin kriz halinden ritimlerle kurtulmak üzere her birinin kendi oluşunda açıldığı ve sonlu varlıkların sonsuz varığa açık evrimleri olduğu düşüncesine vardı. a) Eğer alem tam bir düzen halinde olsaydı hiçbir değişme, ıstırap olmazdı. b) Alemde ideal bir düzüne doğru bütün halinde bir yöneliş olsaydı çirkinlik, hastalık, ıstırap yalnız eksiklikten ibbaret olurdu. Menfi değerlerin ve değerlerdeki çift kutupluluk önünde seçme iradesinin anlamı kalmazdı. c) Alemde mutlak bir mekanizm olsaydı hiçbir dözelme ve değerlendirme olmaz, her yetkinleşme “mutlu ve tasadüf“ veya “kör irade“ ile açıklanırdı. d) Alemde zık kuvvetlerin çatışması olsaydı, bu çatışmadan doğan neticelerin şuur, hayat, hürriyet gibi üstün dereceler olmasına imkan olamazdı. . .

Fatal olarak gerektirilmiş zıt kuvvetlerden doğan netice de gerektirilmiş olurdu. Bu alternatiflerin imkansızlığı önünde varlıkların çokluğuna, aralarındaki akıldışı uçurumların doldurulması imkansızlığına, her varlığın ayrı oluşu ve ayrı evrimini göz önüne alma zaruretine, fakat sonlu varlıklar arasında organlaşma, düzenleyici güç bakımından dereceler olduğu, bu derecelerin varlıklarda biyeraşi aramaya ve böylece maddeden düşünce ve inanca kadar varlık derecelerinde düzenleyici gücün ve hürriyetin yükseldiği, sonlu varlıkların yalnız insan düşüncesi ve hürlüğünde sonsuz varlığa açık bir oluş halinde bulunduğu kanaatine vardık.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: