Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
OSMANLI'DA HUKUK SKANDALLARI (  )
Osmanlı'da Hukuk Skandalları
OSMANLI'DA HUKUK SKANDALLARI (  )
Barkod
: 9786055143633
Basım Yılı
: Şubat 2014
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 472
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 2-5 iş günü temin
%32 İNDİRİM
Liste Fiyatı
13,89
İndirimli Fiyatı
9,45
Kazanılan Puan
28 NP
Bu kitabı 1,58 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 224 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Molla Lütfî, Fatih’in kütüphane müdürlüğüne kadar yükselebilmiş âlim bir kişiydi. Zındıklıkla suçlanınca şeriat hükümlerine göre yargılandı.
Allah (c. c. )’ın elçisi, insanların en mümtazı, mucizeler sahibi Hz. Muhammed (s. a. v. ) bile; “Ben kalplere bakmakla emr olunmadım, ” diyerek, imanın gerçekliğini insanların değil ancak Allah (c. c)’nın bilip ve yine gereğini ancak onun takdir edebileceğini söylemişti. Ama buna rağmen mahkeme, birtakım kindar ulemanın yetersiz ve taraf tutan fetvaları ile vicdansız şahitlerin yalanlarına dayanmakta duraksamadı. Sırf bu dava için, suç tarihinden sonra çıkartılan özel fermanlar geçerli sayıldı. Yargılama sırasında yüzlerce kez kelime-i şehadet getirerek Müslümanlığını kanıtlamaya çalışan sanığın zındıklığına hükmetti.
Bu, Osmanlı hukuk tarihinde görülmemiş bir skandaldı.
Beş yüz yıl sonra yaşanan Mithat Paşa Davası ise; hırs, kin, çıkar düşkünlüğü ve hükmetme çılgınlıklarının vicdanları karartmaktaki etkilerinin yine hiç değişmediğini gösteriyordu.
Bu kez de, “I. Meşrutiyet” ve “Kanun-u Esasi’nin” önde gelen hazırlayıcısı Sadrazam Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz’i öldürtmekle suçlanmıştı.
Gerçekte, Paşa’nın bu suçu işlediğine ilişkin hiçbir delil yoktu. Ne var ki; işkenceyle elde edilen itiraflar, sanığın can düşmanları ya da Padişah’ın köleleri arasından seçilerek görevlendirilen yalancı şahitlerle kolayca mahkumiyet kararı elde edilmişti. Öyle ki, kendisinden bu kararın onanması istenilen Fetva Emini Akşehirli Rahmetullah efendi, müstebit padişahın bütün telkinlerine karşın hükmün şeriata uygunluğu hususunda mütalaa bildirmeyi kabul etmedi.
Ne var ki, ilginç davayı izleyen tarihi olgular, bu ikinci skandalın koca bir imparatorluğun çöküşünün ilk işaretleri olduğu kadar yıkılış sebeplerini de göstermiş olduğunu ortaya koyuyor gibiydi.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: