Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
NE İDİK? NE OLDUK? NEDEN? ( MANZARAYI UMUMİYE (1839-2016) )
Ne İdik? Ne Olduk? Neden?
NE İDİK? NE OLDUK? NEDEN? ( MANZARAYI UMUMİYE (1839-2016) )
Barkod
: 9786059960816
Basım Yılı
: Kasım 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 316
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
23,15
İndirimli Fiyatı
17,36
Kazanılan Puan
52 NP
Bu kitabı 2,89 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 181 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Bir halk bilgemiz bakın neler söylüyor:


“Devlette halkı, ahlâkta hakkı, imanda aklı öne almayan toplumlar, millet olamaz, devlet kuramaz. Devlette gücü, ahlâkta sözü, imanda özü bulamayan milletler, tarih sahnesinden silinirler. Devlet güven verirse, ahlâk iyi niyeti tanırsa, imanda hâmiyet olursa, devlet ve millet beraberce yaşar. Devlette ilim ve kudret, ahlâkta ilim ve iyi niyet, gençlikte ilim ve gayret olursa, gelecekte ışık ve medeniyet bu ülkenin üstüne doğar. O devleti kimse yılamaz, o milleti kimse yok edemez. “


Bilgenin sözlerini bir kere daha, dikkatlice okuyunuz. Devletin yıkılmaması, milletin yok olmaması için yapılması gerekenlerin hangisi, bugün yapıyoruz? Hiç birisini değil mi? O zaman felakete yelken açmışız, onu bile anlamıyoruz. Mahallenin delisi bu yüzden bağırıyor: “ Yandı Gülüm, Keten Helva “ diye…


Bir toplumda, “ Namuslu insanlar, namussuzlar kadar cesur olmazlarsa “ topluluk olma şuuru kaybolur, millet olma özelliği ortadan kalkar. Namussuzlar kadar cesur olabiliyor muyuz? Olamadığımıza göre, namussuzların elinde neyi hak ediyorsak öyle yaşayacağız!


Tanzimat Fermanı, yolun başlangıcı… İhanetlerin, gafletlerin, yanılgıların başlangıcı. Asrileşmenin, çağdaşlaşmanın, kendimizden başka bir şey olma yolunun başlangıcı… Ne o olduk, ne de bu ? Kendimizden başkası olmaya çalışırken “ne tatlı su frengi olabildik ne de Arap bedevisi… Üstüne üstlük kimliğimizi de kaybedip orta yerde kaldık!“


Yüz - yüz elli yıldır, her gün bir yerimizi kırdılar, bir değerimizi yok ettiler, en kutsallarımızı yüz yıl boyunca rendeleyerek yavaş yavaş, sezdirmeden yok ettiler, bizi bizden çaldılar. Anlamadık… Kendimizi koruyamadık… Tepki gösteremedik… Uysal bir koyun gibi her şeyi kabullendik… Görünen o ki, artık yolun sonuna gelmişiz. Fakat, hala kimsenin kılını bile kıpırdattığı yok… Peygamber efendimiz “ her toplum lâyık olduğu şekilde yönetilir“ buyuruyorlar… Biz farklı olmayacağız ya! Biz de neye layıksa öyle yönetileceğiz!


Kabahat kimde? Büyük kısmı elbette kendimizde… Kalan kısmı da bizi tarihten silmeye ya da geldiğimiz yere göndermeye çalışan Batılılarda… Bunları anlatmaya çalıştık… Nerelerden nereye geldiğimizi göstermeye çalıştık… Hiçbir siyasi amacımız yok! Meselemiz, durum tespiti yapmak. Yapabildik mi? Okursanız kendiniz göreceksiniz.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: