İçeriğe atla

Sosyolojik Kanon Batı-Dışı Özneyi Neden Yok Saydı?

Sosyolojik Kanon Batı-Dışı Özneyi Neden Yok Saydı? – Muhammed Babacan – Eski Yeni Yayınları kitap kapağı
Sosyolojik Kanon Batı-Dışı Özneyi Neden Yok Saydı? – Muhammed Babacan – Eski Yeni Yayınları kitap kapağı
%13 İNDİRİM • %13 İNDİRİM • %13 İNDİRİM • %13 İNDİRİM •

Eski Yeni Yayınları

Yazar:Muhammed Babacan

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

278.40₺320.00₺%13 İndirim
Barkod:9786258596731
ISBN:9786258596731
Sayfa Sayısı:230 Sayfa
Ürün Ebatı:13x21 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026
2 görüntülenme

Bu kitapta 278 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Klasik sosyoloji, evrensel yasalar inşa etme iddiasıyla tarih sahnesine çıkarken, kendi varlığını mümkün kılan emperyal bağlamı ve Batı-dışı özneyi kuramın dışında bırakmıştır. Bu çalışma, söz konusu dışlamanın sıradan bir metodolojik noksanlık değil, "Öteki"nin tarihsel hafızasını, entelektüel failliğini ve dünyayı anlamlandırma kapasitesini silen ontolojik bir gasp ve epistemik şiddet olduğunu ileri sürmektedir. Araştırmanın merkezinde, sosyolojinin kurucu kanonunu temsil eden Karl Marx, Émile Durkheim ve Max Weber yer almaktadır. Çalışma, üç düşünürün kuramsal yönelimleri farklı olsa da ortak bir "Protestan/seküler bilinçdışını" paylaştıklarını ve Avrupa-merkezci ön kabulün özellikle din analizlerinde görünürlük kazandığını savunmaktadır. Kanon, dini incelediği nesneye kendi tarihsel-seküler kavramsal sınırlarını dayatarak onu pasifleştirmiştir. İşletilen epistemik şiddet kurucu metinlerde üç farklı stratejiyle belirginleşir: Din; Marx'ta iktisadi temelin bir yansımasına, Durkheim'da ulus-devletin ahlaki otoritesine evrilen toplumsal bir icada, Weber'de ise Batı rasyonalitesi karşısında ölçülen ontolojik bir eksikliğe indirgenmiştir. Evrensel bir norm gibi sunulan bu kategorik daralma, Batı-dışı toplumsal formasyonları açıklarken bir çeviri şiddeti üretmiş; inancı, maddi koşulların edilgen bir sonucuna eşitlemiştir. Avrupa-merkezci indirgemeciliğe karşı kitap, dini; Batı-dışı bağlamlarda hukuku, kurumsal dayanışmayı ve direnişi biçimlendiren "kurucu bir fail" ve "anlam haritası" olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu eser, postkolonyal ve dekolonyal eleştirinin imkânlarını kullanarak, "epistemik itaatsizlik" ve "yokluklar sosyolojisi" gibi araçlarla kanonla hesaplaşmaktadır. Nihai amaç, sosyolojik tahayyülü sömürgeci bilinçdışından arındırmak ve farklı bilgi geleneklerini eşit muhataplar olarak tartışmaya açan çoğul-evrensel bir din sosyolojisi için ilk adımları atmaktır.