Kendi Kaderini Tayin ve Kosova
Yazar:Halis Ayhan
Stokta Yok
Bu kitapta 218 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Dünya, 20. yüzyılda ve günümüzde, Avrupa'da birbirine zıt iki gelişmeye birden sahne olmuştur ve olmaktadır. Bir yanda uluslararası anlaşmalarla sınırlar kalkmış, ülkeler birleşmiş, ortak pazarlar kurulmuştur. Diğer yanda ise devletler bölünmüş, bu bölünme gerçekleşirken de binlerce masum insan öldürülmüştür. Birleşmeler daha ziyade belirli bir kültür ve refah seviyesine sahip ülkeler arasında; bölünmeler ise henüz bir türlü tam manasıyla modernleşmemiş, çoğu azgelişmiş toplumlardan müteşekkil Balkan ülkeleri arasında cereyan etmiştir. Demokrasi, insan hakları gibi insani değerlere ve devleti sağlam oluşturup devam ettirecek geleneksel kurumlara da sahip olmadıkları, tüm Balkan devletlerinin 19. yüzyıldan sonra kurulmuş olmalarında görülebilir.
Bu haliyle Balkanlar, her zaman olduğu gibi, on yıl öncesine dek sürekli istikrarsızlık arz eden bir yapı sunmaktaydı. Nitekim asrın sonunda Soğuk Savaş'ın bitişiyle yaşanan en yoğun çatışmalar da bu bölgede görülmüştür. Halbuki Balkanların Osmanlı Devleti idaresinde olduğu 500 yıllık geçmişi en istikrarlı dönemi olmuştu. Bu istikrar Osmanlı Devleti'nin önce zayıflaması sonra da ortadan kalkmasıyla son bulmuştur. Balkanlar bir paylaşım alanı haline gelmiş, kısmen istikrarın yaşandığı Soğuk Savaş döneminin son bulmasıyla da, bölgede istikrarsızlık baş göstermiştir. Sovyetler Birliği'nin (SSCB) bıraktığı boşluğu, ABD hemen doldurmak istememiştir. Henüz yeni küresel güç haline gelmeye başlayan AB ise çevresine söz geçirmekten hâlâ uzak görünmektedir.
Anlaşmasında üyelerini 'diğer tüm barışsever devletlere' açık olmaya davet eden BM'nin üyeleri arasında, sınırlarından az-çok hoşnut olan birçok ülkenin yanı sıra, olmayanlar da her zaman olmuştur. Söz konusu son olgu Balkan devletleri için daha fazla geçerlidir. Ülkeyi demir yumruğuyla bir bütün halinde yöneten Josip Broz Tito'nun 1980'de ölümünden sonra, Yugoslavya dağılma sürecine girmiş, Yugoslavya'yı oluşturan cumhuriyetlerden özellikle Sırbistan ve Hırvatistan mevcut sınırlardan hoşnut olmamışlar ve hayallerindeki büyük sınırlara ulaşmak için bölgeyi kan gölüne çevirmişlerdir. Balkanların istikrarsızlığa sürüklenmesinin nedenlerinden biri de, yukarıda da belirtildiği üzere, bölgenin demokrasiye geçerken tarihi tecrübe ve deneyimden yoksun olmasından kaynaklanmaktadır. Öyle ki bölgedeki dengeler hep büyük güçler tarafından oluşturulmuştur.
Yugoslavya'nın yeniden canlanması, ABD ile SSCB arasında başlayan Soğuk Savaş ile birlikte olmuştur. Soğuk Savaş döneminin kapanmasıyla da Yugoslavya'nın bir devlet olarak varlığı sorgulanmaya başlanmıştır. Elbette ki dağılmayı sadece bu nedene bağlamak yanlış olur. İç ırkîliğin çok fazla olması ve bunların birbirlerine tarihi düşmanlık duygusu içinde olmaları göz ardı edilemez. Esasında, 1990'ların başında SSCB'deki dağılma süreci, Doğu Avrupa'daki merkezi-sosyalist yapıların birbiri ardına çökmesi, Tito'nun ölümünden beri son derece nazik siyasi bir dengede bulunan Yugoslavya'nın birliğinin sarsılmasına yetmiştir.
Yugoslavya'daki komünist rejimin oluşturduğu suni sınırlar, dağılmanın ana nedenlerinden olmasının yanı sıra Bosna Hersek olaylarının da ana sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Bosna Hersek Savaşı ile eski Yugoslavya'nın parçalanmasının esas sebebi, buradaki etnik ulusçu ve dine dayanan, din kaynaklı merkezkaç kuvvetlerin etkisi ve Sırpların büyük Sırbistan düşleridir.
Bu çalışmanın esas noktasını oluşturan Kosova ise, Yugoslavya'nın hâlâ dağılma sürecinin sona ermediğinin bir göstergesidir. Bugün devam eden Kosova sorunu, bir yüzyıl önce başlamakla beraber, Yugoslavya'nın dağılma yıllarında tekrar ve daha güçlü bir biçimde kendini hissettirmiştir. O zamandan başlayan Kosova'nın devlet olarak var olma mücadelesi, aynı zamanda uluslararası boyut kazanmasıyladır ki, uluslararası siyasi yapıda değişikliklere de yol açmıştır. Sırbistan, Bosna Hersek'ten sonra Kosova'da da katliama girişmiş, bunun neticesinde NATO müdahalede bulunmuştur. Müdahale sonrasında Sırbistan-Kosova bölgesi arasında fiili bir ayrışma oluşmuş, arkasından bağımsızlık gelmiştir. Bu durumlar da günümüzde hem özerk bölgelerin hem de ayrılmanın kendi kaderini tayinle bağlantısını gündeme getirmiştir.
Kendi kaderini tayin ise, tarih boyunca devletlerin kurulmasında ve yıkılmasında önemli işlev görmüştür. Günümüzde artık bu işlevinden ziyade demokratik boyutu önem kazanmıştır. Uluslararası alanda daha çok siyasi bir görev atfedilen kendi kaderini tayin, son yarım yüzyıldır hukuki bir zemine oturtulmaya çalışılmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki, uluslararası hukukun ayrılmaz bir parçası haline de gelmiş olmakla beraber, kendi kaderini tayin hâlâ ölçütleri kesin ve net olmayan hukuki-siyasi bir zeminde yer almaktadır. Kendi kaderini tayinin anlamı, içeriği, dayanağı ve gücü nedir? Açıklığa kavuşturulması gerekli olan bu hususlar nazari bağlamda ve Kosova örneğinde incelenecektir.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

İpek Yolunda Türklerin Kültürel ve Manevi Değerleri
Mehmet Saray

Türkiye Selçuklularında Hükümet
Refik Turan

Ayniyat Defterleri Işığında Aydın Vilayeti'nin İdari İktisadi ve Sosyal Durumu (1866-1880)
Ertan Gökmen, Ömür Yazıcı Özdemir

15. ve 16. Asırları Türk Asrı Yapan Değerler (Kuşe)
Mahir Aydın

Osmanlı Dönemi Rumeli Para Vakıfları Cilt 3
Mehmet Bulut

M.Ö. 2. Binyılda Afyonkarahisar ve Çevresi Kültürleri
Kolektif

Avrupalı Türkler- Avrupa Türk Tarihi
Kolektif

Türk Halk Bilimi Alanında Uluslararası Araştırmalar - 3
Kolektif

İstanbul Kadı Sicilleri - Bab Mahkemesi 46 Numaralı Sicil Cilt 19
Kolektif

Tanzimat'tan Günümüze Türk Düşünürleri Cilt: 5
Süleyman Hayri Bolay

Gods in Maya Manuscripts
Paul Schellhas

Hurufat Defterleri’ne Göre Behisni Kazası (Besni)
Muhammet Nuri Tunç
Halis Ayhan — diğer kitapları
Aynı yazara ait diğer eserler; çok satanlar öne alındı.

Eğitim Bilimine Giriş
Halis Ayhan

Uluslararası Örgütler, Devletler ve Dış Politika
Abdülkadir Develi, Ahmet Hüsrev Çelik, Aslıgül Sarıkamış Kaya, Demet Şefika Mangır, Fazlı Doğan, Gül Seda Acet İnce, Halis Ayhan, Hüsrev Tabak, Kürşat Kan, Muhammet Cemal Şahinoğlu, Nezir Akyeşilmen, Ramazan Gözen, Şaban Halis Çalış, Tevfik Orkun Develi, Yiğit Anıl Güzelipek, Zerrin Savaşan

Yazılı Yanıt Soruları Bağlamında Avrupa Parlementosu'ndaki Türkiye Karşıtı Yunan ve Rum Uğraşları
Halis Ayhan

Uluslararası Antlaşmalar Hukukunda Şartların Esaslı Değişikliği İlkesi
Halis Ayhan

Türkiye'de Din Eğitimi
Halis Ayhan



