İçeriğe atla

İran'a ve Kürtler Ülkesine Yolculuk (2 Cilt)

İran'a ve Kürtler Ülkesine Yolculuk (2 Cilt) – Moritz Wagner – Alter Yayıncılık kitap kapağı
İran'a ve Kürtler Ülkesine Yolculuk (2 Cilt) – Moritz Wagner – Alter Yayıncılık kitap kapağı
%15 İNDİRİM • %15 İNDİRİM • %15 İNDİRİM • %15 İNDİRİM •

Alter Yayıncılık

Yazar:Moritz Wagner

Çevirmen: Mücahit Özden Hun

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

765.00₺900.00₺%15 İndirim
Barkod:9786051913865
ISBN:9786051913865
Sayfa Sayısı:624 Sayfa
Ürün Ebatı:13.5x21 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026
2 görüntülenme

Bu kitapta 765 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

YAYINCININ NOTU
Moritz Wagner'in 1852 yılında Leipzig'de iki cilt hâlinde yayımlanan Reise nach Persien und dem Lande der Kurden adlı eseri, Tuna ve Boğaziçi'nden başlayarak İstanbul, Trabzon, Erzurum, Bayezid, Tebriz, Urmiye Gölü ve İran Kürdistanı'na uzanan geniş bir coğrafyayı anlatır. Eser, Kürtler, Ezidiler ve Batı Asya'nın doğa tarihi üzerine kapsamlı eklerle tamamlanmaktadır. Bu Türkçe baskıda iki cilt, bütün bölümleri ve ekleriyle bir araya getirilmiştir.
Kitaptaki siyasî, toplumsal, etnografik ve bilimsel değerlendirmeler on dokuzuncu yüzyılın şartlarını ve Wagner'in kişisel bakışını yansıtır. Yazar güçlü bir gözlemci olmakla birlikte bütünüyle tarafsız değildir. Halklar, dinler ve topluluklar hakkındaki bazı ifadeleri günümüzün bilimsel bilgisi ve toplumsal duyarlılığıyla bağdaşmayabilir. Doğa bilimlerine ilişkin kimi görüşleri de bugün geçerliliğini yitirmiş olabilir.
Eserde yer alan kanaat ve genellemeler Moritz Wagner'e aittir. Bunlar Alter Yayınlarının, çevirmenin veya günümüz bilim dünyasının görüşleri olarak kabul edilemez. Eser herhangi bir milleti, dini, mezhebi veya toplumsal kesimi suçlamak ya da aşağılamak amacıyla yayımlanmamaktadır.
Bu baskının amacı, önemli bir tarihî kaynağı eksiksiz biçimde Türkçe okuyucuyla buluşturmak ve Wagner'in tanıklığının kendi dönemi içinde eleştirel biçimde değerlendirilmesine imkân sağlamaktır. Tarihî eserlerdeki görüşlerle karşılaşmak, onları benimsemek anlamına gelmez. Geçmişi anlamanın yolu, kaynakları saklamak değil, yayımlamak, sorgulamak ve başka belgelerle karşılaştırmaktır.
ALTER YAYINLARI


ÇEVİRMENİN NOTU
Elinizdeki eser, Alman gezgin, coğrafyacı, doğa bilimci ve etnograf Moritz Friedrich Wagner'in 1842–1845 yılları arasında gerçekleştirdiği geniş Doğu seyahatinin İran'a, Osmanlı-İran sınır bölgelerine ve Kürtlerin yaşadığı dağlık coğrafyaya ayrılan son ve en kapsamlı bölümüdür. Wagner bu yolculuğa yalnızca yeni ülkeler görmek isteyen bir seyyah olarak çıkmamıştır. Jeoloji, botanik, zooloji, fizikî coğrafya, klimatoloji, meteoroloji ve etnografya alanlarında gözlemler yapmış, örnekler toplamış ve karşılaştığı toplulukların gündelik hayatını kaydetmiştir. Bu sebeple kitap, klasik bir seyahatnamenin sınırlarını aşan çok katmanlı bir araştırma eseridir.
Eserin ilk kısmı doğrudan İran yolculuğuyla başlamaz. Wagner önce Tuna boylarında ve Boğaziçi'nde edindiği siyasî, diplomatik ve toplumsal izlenimlere yer verir. Avusturya'nın Doğu siyaseti, Rusya'nın Karadeniz ve Balkanlar üzerindeki nüfuzu, Osmanlı Devleti'nin geleceği, Tanzimat İstanbul'u, saray hayatı, ulema, dervişler, kadınların toplumsal konumu ve Pera'daki Avrupa diplomasisi bu ön bölümlerin başlıca konularıdır. Bu sayfaların bir kısmı, 1848–1849 devrimlerinden sonra ve eserin yayımlanmasından hemen önce kaleme alındığı için Wagner'in seyahat sırasındaki gözlemleriyle sonraki siyasî değerlendirmelerini birlikte taşır.
Asıl yolculuk İstanbul'dan Trabzon'a deniz yoluyla geçişle başlar. Wagner, Trabzon'dan Maçka ve Zigana üzerinden Gümüşhane'ye gider. Oradan Bayburt ve Kop Dağı yoluyla Erzurum'a ulaşır. Erzurum çevresinde jeoloji ve doğa tarihi araştırmaları yapar. Ilıca kaynaklarını, eski volkanları ve Fırat'ın kaynak bölgesini inceler. Daha sonra Hasankale, Toprakkale, Üçkilise, Diyadin ve Bayezid üzerinden İran sınırına yönelir. Hoy ve Urmiye Gölü çevresini izleyerek Tebriz'e varır.
İkinci ciltte Tebriz'in tarihi ve Kaçar İranı'nın siyasî yapısı ele alındıktan sonra Wagner yeniden saha araştırmasına çıkar. Sahand Dağı'nı, Maraga'yı, Urmiye Gölü'nün güney ve batı kıyılarını, Binab'ı, Cagatu Nehri'ni, Savuçbulak'ı ve İran Kürdistanı'nı dolaşır. Revandiz'e, Çölemerik'e ve Zap vadilerine ilerleme tasarısı güvenlik sorunları, bölgedeki çatışmalar ve daha sonra geçirdiği hastalık nedeniyle bütünüyle gerçekleşmez. Bununla birlikte Wagner, Kürt aşiretleri, Ezidiler, Urmiye Nesturileri, Hakkâri dağları, Amerikan ve Fransız misyonları ile Osmanlı-İran sınır dünyası hakkında çok sayıda bilgi toplar.
Eserin özgün adı Reise nach Persien und dem Lande der Kurden'dir. Birinci cilt, Mit einem Vorläufer: Denkwürdigkeiten von der Donau und vom Bosporus — "Bir Öncü Bölümle: Tuna ve Boğaziçi Hatıraları" açıklamasını taşır. İkinci cilt ise Mit einem Anhang: Beiträge zur Völkerkunde und Naturgeschichte West-Asiens — "Bir Ek ile: Batı Asya'nın Halk Bilimi ve Doğa Tarihine Katkılar" açıklamasıyla yayımlanmıştır. Her iki cilt de 1852 yılında Leipzig'de Arnoldische Buchhandlung tarafından yayımlanmıştır.
Türkçe kapak başlığı İRAN'A VE KÜRTLER ÜLKESİNE YOLCULUK olarak belirlenmiştir. Bu başlık, özgün Almanca adın anlamını mümkün olduğunca doğrudan korur. "Kürtler Ülkesi" sözü modern bir devleti, idarî sınırı veya siyasî egemenlik iddiasını anlatmaz. Wagner'in Land der Kurden ifadesi, Kürt aşiret ve topluluklarının Osmanlı ve İran yönetimleri altında yaşadığı geniş dağlık tarihî coğrafyayı belirtir.
Özgün eser iki cilt olmakla birlikte bu Türkçe baskıda her iki cilt tek fiziksel kitapta bir araya getirilmiştir. Özgün cilt ayrımı, bölüm sırası ve eklerin konumu korunmuştur. Birinci Cilt Önsöz ile I–IX. bölümleri, İkinci Cilt ise X–XV. bölümleri içerir. Bunları "Doğu Etnografyasına Katkılar: Kürtler", "Ezidiler" ve "Batı Asya'nın Doğa Tarihine Katkılar" başlıklı üç büyük ek izler.
Wagner'in kullandığı coğrafî adların önemli bir kısmı bugünkü siyasî sınırlarla özdeş değildir. Eserdeki "Ermenistan", "Kürdistan", "Azerbaycan", "Batı Asya", "Osmanlı Ermenistanı" ve "İran Kürdistanı" gibi adlar, on dokuzuncu yüzyılın tarihî ve coğrafî kullanımını yansıtır. Bunlar günümüzdeki devlet sınırları veya idarî yapılarla bire bir örtüşmez. Kaynaktaki Türkisch-Armenien ve benzeri ifadeler bağlama göre "Osmanlı Ermenistanı" veya "Osmanlı idaresindeki Ermeni bölgeleri" biçiminde karşılanmıştır.
Yer adlarında Türkçede yerleşmiş biçimler esas alınmıştır. Trapezunt "Trabzon", Erzerum "Erzurum", Bajasid "Bayezid", Tauris/Tabris "Tebriz", Choi "Hoy", Urmia "Urmiye", Sauk-Bulak "Savuçbulak", Dschulamerk "Çölemerik", Eriwan "Erivan", Etschmiadzin "Eçmiyadzin" ve Goktschaisee "Gökçe Gölü" olarak verilmiştir. Kesin biçimde teşhis edilemeyen küçük yerleşim adlarında, yanlış bir modern eşleştirme yapmamak için Wagner'in yazımına yakın biçimler korunmuştur.
Metinde "Ararat" ile "Ağrı Dağı" bağlama göre kullanılmıştır. Fizikî dağdan, jeolojik kütleden, tırmanıştan veya coğrafî görünümden söz edilirken Türkçede yerleşmiş olan "Ağrı Dağı", dinî gelenek, Nuh Tufanı anlatısı, Avrupa literatürü veya tarihî adlandırma söz konusu olduğunda "Ararat" tercih edilmiştir. İki ana kütle için "Büyük Ağrı" ve "Küçük Ağrı" adları kullanılmıştır.
Wagner'in Güney Kafkasya ve Azerbaycan bağlamında kullandığı Tatar/Tataren adı, Kazan ve Kırım Tatarlarından farklı olarak bugünkü Azerbaycan Türklerini ifade ettiği yerlerde "Azerbaycan Türkü/Azerbaycan Türkleri" biçiminde çevrilmiştir. Dil söz konusu olduğunda "Azerbaycan Türkçesi" kullanılmıştır. Gerçekten Kırım, Kazan veya başka Tatar topluluklarının anlatıldığı bölümlerde ise "Tatar" adı korunmuştur.
Kaynaktaki Jeside/Yeside adlandırması Türkçe metinde topluluğun kendi adına daha yakın olan Ezidi biçimiyle verilmiştir. Wagner'in kullandığı Teufelanbeter — dönemin ifadesiyle "Ezidiler" — ifadesi, Ezidilere dışarıdan verilmiş dönemsel ve polemik yüklü bir adlandırmadır. Bu niteleme, yazarın metnini değiştirmemek amacıyla yalnız özgün kullanımın ve tarihî tartışmanın gerekli kıldığı yerlerde tırnak içinde korunmuştur. Nestorianer, Chaldäer ve syrisch-chaldäisch gibi terimler de on dokuzuncu yüzyıl seyahat ve misyoner literatürünün kullanımını yansıttığı için bağlamlarına göre Nesturi, Keldani veya Süryani-Keldani biçimlerinde çevrilmiştir.
Wagner'in anlatımı birinci şahısla yazılmıştır. Bu sebeple Türkçe metinde yazarın kendi gözlemleri "Wagner'e göre", "yazara göre" veya "kaynakta belirtildiği üzere" gibi üçüncü şahıs kalıplarına dönüştürülmemiştir. Yalnız Wagner'in Abovyan, Rich, Ainsworth, Hörnle, misyonerler, diplomatlar veya yerel bilgi kaynaklarından açıkça aktardığı yerlerde bu kaynak ayrımları korunmuştur. Böylece doğrudan gözlemle başkasından alınan bilgi birbirine karıştırılmamıştır.
Wagner canlı ve güçlü bir anlatıcıdır, ancak bütünüyle tarafsız değildir. Türkler, İranlılar, Kürtler, Ermeniler, Ezidiler, Nesturiler, Yahudiler, kadınlar, din adamları, diplomatlar ve başka toplumsal kesimler hakkında genelleyici hükümler verir. Bazı ifadeleri sert ve günümüz okuru açısından incitici olabilir. Bunlar çevirmenin veya yayınevinin görüşleri değil, Wagner'in kişisel bakışının ve on dokuzuncu yüzyıl Avrupa düşüncesinin parçalarıdır. Metnin tarihî belge niteliğini korumak için bu hükümler bütünüyle çıkarılmamıştır. Bununla birlikte çeviride, yazarın sözleri kaynak metinden daha ağır veya daha incitici hâle getirilmemiştir.
Eserin 1852 tarihli iki ciltlik Fraktur baskısı dijital aktarımlarda çok sayıda okuma hatasına yol açabilmektedir. Bu sebeple çeviri yalnız OCR metnine dayandırılmamıştır. Her cilt için birden fazla tarama nüshası karşılaştırılmış, şüpheli kelimeler, yer ve şahıs adları, sayılar, bilimsel terimler ve dipnot işaretleri özgün sayfa görüntüleri üzerinden denetlenmiştir. İkinci cildin sonunda yer alan ve her iki ciltteki dizgi yanlışlarını gösteren özgün Druckfehlerverzeichnis — Baskı Hataları Cetveli de çalışma boyunca uygulanmıştır.
Eski uzunluk, yükseklik, ağırlık ve sıcaklık birimleri, okuyucunun verilen büyüklükleri daha kolay kavrayabilmesi için mümkün olduğu ölçüde metrik sisteme çevrilmiştir. Dönüşümlerde yanıltıcı kesinlikten kaçınılmış ve gerekli yerlerde "yaklaşık" ifadesi kullanılmıştır. Bununla birlikte doğa tarihi ekindeki yeni türlerin Latince teşhislerinde geçen lin. gibi ölçüler, tarihî taksonomik formülün parçası oldukları için özgün biçimleriyle korunmuştur.
Wagner'in jeoloji, botanik ve zooloji terminolojisi günümüz sınıflandırmalarına göre sessizce değiştirilmemiştir. "Plütonik", "Neptünyen", "jeognozi", "trakit", "porfir" ve "melafir" gibi dönemsel terimler metnin bilim tarihi değerini korumak amacıyla bırakılmıştır. Gerekli açıklamalar notlarda veya WAGNER Sözlüğü'nde verilmiştir. Bilimsel tür adları da özgün baskıdaki yazımları, soru işaretleri ve tür yazarı kısaltmalarıyla mümkün olduğunca korunmuştur.
Dipnotlar kitabın okunmasını ağırlaştırmak için değil, metnin önündeki tarihî, coğrafî ve bilimsel engelleri kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir. Wagner'in okur açısından önemli olan özgün dipnotları korunmuş ve "Yazarın dipnotu:" ibaresiyle açıkça gösterilmiştir. Ortalama okuyucu bakımından hiçbir açıklayıcı değer taşımayan, yalnız başka eserlerdeki ayrıntılı teknik listelere gönderme yapan bazı notlar çıkarılmıştır. Türkçe baskı için eklenen gerekli açıklamalar ise ayrıca "Çevirmenin notu" başlığı konulmadan doğrudan verilmiştir.
Bu Türkçe baskıda, okuyucunun metnin tarihî, siyasî, coğrafî, etnografik ve bilimsel bağlamını daha kolay kavrayabilmesi amacıyla I–XV. bölümlerin ve üç büyük ekin başına toplam on sekiz OKUMA ANAHTARI yerleştirilmiştir. Özgün baskıda bulunmayan bu kısa metinler, bölümlerde anlatılanları özetlemek yerine güzergâhı, dönemin siyasî ve toplumsal şartlarını, öne çıkan kişi ve olayları, kullanılan kaynakları ve Wagner'in bakış açısının sınırlarını açıklamayı amaçlar.
Kitabın sonundaki WAGNER SÖZLÜĞÜ de özgün baskıda bulunmayan ve bu Türkçe çeviri için hazırlanmış tamamlayıcı bir çalışmadır. Sözlük, metinde geçen tarihî kişileri, şehirleri, küçük yerleşimleri, akarsuları, dağları, aşiretleri, dinî toplulukları, idarî kurumları, jeoloji ve doğa tarihi terimlerini alfabetik biçimde bir araya getirir. Genel okuyucuya okuma kolaylığı sağlarken İran, Kürt coğrafyası, Doğu Anadolu, Kafkasya, Osmanlı-İran sınırı, seyahat tarihi, etnografya ve doğa bilimleri tarihi üzerine çalışan araştırmacılara toplu bir başvuru kaynağı sunmayı amaçlar.
İran'a ve Kürtler Ülkesine Yolculuk, bir doğa bilimcisinin seyahat günlüğü olduğu kadar, Osmanlı Devleti, Kaçar İranı ve Rus İmparatorluğu'nun birbirine yaklaştığı geniş bir sınır dünyasının da kaydıdır. Kitap, İstanbul diplomasisinden Fırat'ın kaynaklarına, Tebriz siyasetinden Sahand'ın jeolojisine, Urmiye misyonlarından Kürt ve Ezidi topluluklarına, Hakkâri Nesturilerinden Batı Asya'nın bitki ve hayvan varlığına kadar son derece geniş bir alanı kapsar. Bu çevirinin, Wagner'in güçlü gözlem yeteneğini ve çağının sınırlılıklarını birlikte görmeye imkân veren güvenilir bir metin olarak hem genel okuyucuya hem de yeni araştırmalara katkı sağlamasını diliyorum.
Mücahit Özden Hun