Göç Uyum ve Din
Yazar:Hilmi Keleş
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Bu kitapta 478 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Göç, insanlık tarihi kadar eski bir toplumsal olgu olarak kabul edilmektedir. İnsanoğlu, yaşam serüveni esnasında bazen bireysel bazen aile olarak bazen de toplum halinde kitlesel bir şekilde göç etmiştir. Tarih boyunca cereyan eden göçler çok farklı nedenlerle gerçekleşmiştir. Yaşanan göç hadiseleri incelendiğinde, sebepler olarak savaşlar, kıtlıklar, rızık kazanma kaygısı vb. etkenler karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da yirminci yüzyılın ortalarından itibaren Türkiye'den Fransa'ya ve diğer Avrupa ülkelerine iş bulup geçimlerini temin edebilmek amacıyla göç etmişlerdir.
1960'lı yılların başlarında bazı Avrupa ülkeleri ile yapılan iş gücü anlaşmaları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları çalışmak için bu ülkelere geçici işçi statüsünde çalışmak üzere gittiler. Bu kapsamda ilk gidişlerin akabinde işçi transferlerinin belli bir süre resmi olarak devam etmesine karşın daha sonraki süreçte kaçak yollarla devam etmiştir. Bu arada farklı yollarla işçi olarak gidişler devam ederken artık ilk gidenler 5-10 yıl arasında bir çalışmadan sonra Türkiye'ye dönüşlerinin mümkün olmadığını anlamalarıyla birlikte aile birleşimi vesilesiyle eşlerini ve çocuklarını yaşadıkları Avrupa ülkelerine getirmeye başladılar. Bu hareketlilikle birlikte Avrupa ülkelerinde, ilerleyen yıllarda milyonlarla ifade edilen Türk vatandaşı nüfusu meydana gelmiştir. Bu toplumsal boluşum, sosyoloji, psikoloji, eğitim, ekonomi, siyaset gibi pek çok bilim dalının araştırma alanı olmak üzere ilgisini çekmeye başlamıştır. Başlangıcı itibariyle, geri dönüşü olacak bir işçi anlaşması ile gidişler yapıldığından, gittikleri ülkede azınlık konumunda yaşayacak olan işçilerin özellikle dini pratiklerini yaşamak gibi manevi ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarıyla ilgili bir hazırlık yapılmamıştı. Bu durum da artık Avrupa'da kalıcı olan Müslüman Türkler için problem oluşturmaktaydı. İşte bu süreçte, Müslüman Türklerin başlangıçtan bu güne yaşadıkları dini pratiklerini uygulama sorunları ve dini içerikli sosyo-kültürel problemleri sosyolojik açıdan incelenmeye değer bir konu olmuştur.
Giriş ve iki bölümden oluşan bu çalışmada, yabancı bir kültürün ortasında dini kimliğine sahip çıkarak o topluma uyum sağlamaya çalışan azınlık konumunda bir Müslüman topluluğun hayat tecrübesi incelenmektedir. Araştırmanın ilk bölümünde, kimlik, entegrasyon, ırkçılık, islamofobi, din, aile vb. gibi konuyla ilgili kavramlar değerlendirilmiştir.
İkinci bölümde ise, Müslüman Türk toplumunun Fransa toplumsal alanlarında ve cami çevrelerinde oluşturdukları diaspora bölgelerinde yaşadıkları dini tecrübeleri namaz, başörtüsü, kıyafet vb. gibi çeşitli başlıklar altında irdelenmiştir. Bu bağlamda, kimliklerini koruyarak uyum sağlama imkânları tartışılmıştır.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Din ve Felsefe Arasında Din Felsefesi
Betül Akdemir Süleyman

Göç ve Sürgün Diyalektiğinde Hicret
Rabia Mert

Toplumsal Değişim Perspektifinden Göç Sosyolojisi
Kadir Canatan

Darbe ve Din
Muhammed Yamaç

Küreselleşen Dünyada Din
Ümit Aktı

Din Ve Transhümanizm
Talip Demir

Din Bilimine Giriş
Friedrich Max Müller

Antropoloji ve Din
İsmet Tunç

Aydınlanma Din Demokrasi
Kolektif

Din Felsefesine Giriş
Mehmet Bayrakdar

Filmlerle Din Sosyolojisi
Mustafa Sarmış

Din ve Mizah
Yusuf Emre
Hilmi Keleş — diğer kitapları
Aynı yazara ait diğer eserler; çok satanlar öne alındı.

Bahri Memlükler'de Sosyal Hizmetler (1250-1382)
Hilmi Keleş

Avrupa’da Müslümanlar
Ahmet Aslan, Ahmet Cihan, Bülent Keleş, Cemile Bayraktar, Erkan Perşembe, Ezgi Bilen, Hilmi Keleş, İhsan Çapçıoğlu, İlkay Şahin, İsa Kuyucuoğlu, Mustafa Çiçekler, Saliha Kocaman Wilutzki, Şirin Dilli, Tuğba Taşdemir, Yakup Çoştu, Zefir Ademi



