İçeriğe atla

Dünyanın Sonunu Düşünmek

Kıyametin Kültürel Tarihi

Dünyanın Sonunu Düşünmek – Betül Özel Çiçek – Timaş Yayınları kitap kapağı
Dünyanın Sonunu Düşünmek – Betül Özel Çiçek – Timaş Yayınları kitap kapağı
ÖN SİPARİŞ4 Kasım 2026 çıkış
%20 İNDİRİM • %20 İNDİRİM • %20 İNDİRİM • %20 İNDİRİM •

Timaş Yayınları

Yazar:Betül Özel Çiçek

Ön siparişte— Tahmini çıkış: 4 Kasım 2026

260.00₺325.00₺%20 İndirim
Barkod:9786256767881
ISBN:9786256767881
Sayfa Sayısı:232 Sayfa
Ürün Ebatı:13.5x21 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:1. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026

Bu kitap henüz çıkmadı — Ön sipariş alınmaktadır

Siparişiniz kitap raflarda yer aldığında kargoya verilecektir. Tahmini çıkış tarihi: 4 Kasım 2026

2 görüntülenme

Bu kitapta 260 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Böyle geliyor işte dünyanın sonu, değil bir gümbürtüyle ama bir ah'la. Hemen her çağda "kıyametin tam da kendi çağında kopacağına" inananlar oldu. Eskinin kâhinleri takvimleri çevirir, gökyüzündeki yıldızları okurdu. Modern dünyanın kâhinleri ise Kıyamet Saati'nin ibresini ayarlayan bilim insanları. Bu saat; insanın nükleer silahlara, iklim krizine ve kendi oluşturduğu teknolojik canavarlara olan mesafesine göre ilerliyor. Sonu haber veren söylemin sahipleri tapınaklardan meydanlara, popülist sandık retoriklerine iniyor: Eskiden sonumuzu bekliyorduk, şimdi sonumuzu getiriyoruz. Gılgamış'ın tufanından Hint zaman çarkının karanlık çağı Kali Yuga'ya, Ragnarök'ten Zerdüştlüğün nihai yenilenme tasavvuruna uzanan kadim anlatılarda son; kimi zaman bir döngünün kimi zaman ilahi hükmün kimi zaman da yeni bir başlangıcın adıydı. Dante'nin İlahi Komedya'sında ölümden sonraki hesaplaşma bireyin hikâyesine dönüşürken Frankenstein'da yaratıcının rolüne soyunan insan, kendi eserinin sorumluluğundan kaçıyordu. Bergman'ın sessiz Tanrı'sından Saramago ve Atwood'un distopyalarına uzanan modern anlatılarda felaket artık insanın kurduğu dünyanın içinden yükseliyor. The Road ve Station Eleven ise başka bir soru soruyor: Her şey yıkıldığında iyilikten, hafızadan ve umuttan geriye ne kalır? Dünyanın Sonunu Düşünmek: Kıyametin Kültürel Tarihi, en gizemli ortak derdimizi; kendi sonunu hayal edebilen ama bu hayali kurarken bundan hem korkup hem de büyülenen hâlimizi masaya yatırıyor. Mitolojiden edebiyata, sinemadan çağdaş siyasete uzanarak kıyametin farklı dillerinin izini sürüyor. İnsanlığın sonunu nasıl hayal ettiğinden hareketle daha temel sorulara ulaşıyor: Dünyanın sonunu neden düşünüyoruz? Ve bu düşünce, henüz sona ermemiş bir dünyada nasıl yaşamamız gerektiğine dair bize ne söylüyor?