Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
FRESNE-CANAYE SEYAHATNAMESİ 1573 (  )
Fresne-Canaye Seyahatnamesi 1573
FRESNE-CANAYE SEYAHATNAMESİ 1573 (  )
Barkod
: 9786051050102
Basım Yılı
: Mayıs 2017
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 168
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
30,00
İndirimli Fiyatı
22,50
Kazanılan Puan
68 NP
Bu kitabı 3,75 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 189 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Fresne Canaye Seyahatnamesi ilk kez 1625’te bir seyahat anlatıları derlemesinde yer aldı. Tüccar ve hukukçu yetiştirmiş Parisli bir aileden gelen Philippe du Fresne 1551’de doğmuştu. Fransa’nın İstanbul Büyükelçisi Noailles’in maiyetine girerek, onlarla birlikte İstanbul’a geldi. Burada her fırsatta halkın arasına karışan Canaye’nin İstanbul’da gördüklerini, yaşadığı ilginç olayları günü gününe not ettiği, Venedik’e döndükten sonra yazdığı anlaşılıyor. Seyahatnamesinde, Ragusa’dan başlayıp İstanbul’a giden yol üzerinde karşılaştığı halkları titizlikle inceleyen Canaye, Bulgar kadınlarının saç biçimini, Pera sokaklarında dolaşanların giysilerini bile betimliyor. Konuk olduğu bir Rum düğününü, bir sünnet düğününü, esir pazarını, bayram şenliklerini, padişahın elini öpme törenini onun gözünden öğreniyoruz. Yapıtının değişik yerlerinde Edirne pazarı, Asya kıyıları kültürü gibi ticaret tarihiyle ilgili bilgilere de rastlıyoruz. Çok ilginç bir tarihte, hemen hemen İnebahtı bozgunundan iki yıl sonra, Türkiye’ye gitme şansını elde eden Canaye, Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa’nın yeniden yapılanma çalışmalarını da izliyor. Osmanlı ordusunun disiplini ve padişahın elindeki uçsuz bucaksız kaynaklar onu şaşkına döndürüyor. Hıristiyan kökenli vezirlerin Osmanlı İmparatorluğu’nu akıllıca yönettiğine tanık oluyor. Ancak, “Türklerin sertliğine“ çok kızıyor, karılarını özel hapishanelere koyan, yabanıl hayvanlarını ise sokaklara başıboş bırakan insanları anlamıyor. Ne var ki, bütün bunlar onun Türklerde bulunan birçok iyi niteliği görmesini engellemiyor ve bu niteliklerin başında da, Hıristiyanlara özgü olduğu ileri sürülen bir erdem geliyor: Tanrı sevgisi.


Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: