Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
DİN: TEORİSİ / PRATİĞİ, DÜNÜ, BUGÜNÜ ( SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ )
Din: Teorisi / Pratiği, Dünü, Bugünü
DİN: TEORİSİ / PRATİĞİ, DÜNÜ, BUGÜNÜ ( SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ )
Barkod
: 9786055580537
Basım Yılı
: Aralık 2013
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 15 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 446
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%18 İNDİRİM
Liste Fiyatı
39,00
İndirimli Fiyatı
31,98
Kazanılan Puan
89 NP
Bu kitabı 5,33 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 190 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Bu kitabı oluşturan tebliğler, genelde Marksist bir duruşu benimsiyor. Dinin ideolojik boyutunun sınıf mücadeleleri açısından öneminin bilincindeler, kuşkusuz; dahası, Marksist din tahlillerine yöneltilen eleştirilerin dile getirdiği kaba monolitizm içerisine düşmeyecek kadar, din-politika içiçeliğinin farkındalar. Dinin hem madunların kendini ifade (ve bir bakıma özsavunu) aracı, hem de bir iktidar aygıtı olarak maduniyetlerinin sürdürücüsü olduğunu görmezden gelmiyorlar.


Dahası, bu tebliğler, Kemalist laik(çi) anlayışla hesaplaşmasını tamamlamış bir duruşun ifadeleri. “Başka bir dünya“nın, geleceğin eşitlik ve özgürlük dünyasının dine, dinsel inançlara değil, iktisadî ve siyasal iktidara, sömürü ve tahakküm sistemine karşı (sınıf) mücadele(si) içerisinde biçimleneceğinin bilinciyle kaleme alındılar. Din, bu tebliğlerin yazarlarını baskı ve sömürü düzeninin sürdürümünde egemenlerin elinde üstlendiği işlevler ölçüsünde ilgilendiriyor. Bireylerin inanç dünyalarını ve dinsel pratiklerini, genel “özgürlükler“ alanı içerisine yerleştirmeyi, boyunlarına borç biliyorlar.


Ancak, vurgulamalı: sempozyum katılımcılarının Sünnî İslâm’dan bir “Kurtuluş Teolojisi“ üretmek gibi bir dertleri yok. “Devrimci İslâm“ arayışı içerisinde de değiller. Onlar, iktidarıyla muhalefetiyle tüm bir siyasal alanı ve giderek toplumsal yaşamı çeşitli varyantlarıyla İslâmîleştirme girişimi içerisindeki mevcut iktidar karşısında, “din-dışı“, “din-karşıtı“ bir varoluşun olanaklılığı, zorunluluğu ve meşruiyetini savunmayı hedefliyorlar. Kamusal yaşamda dinsel ideolojinin hâkimiyetine karşı duruşu, bir aydın sorumluluğu, ama bunun da ötesinde, seküler varoluşun güvencesi sayıyorlar. İktidar(lar)ın konumlarını dinsel buyrultularla takviye etmelerinin, dinsel söylemlerin meşrulaştırıcılığına sığınmalarının yol açtığı felaketli sonuçları, uzak ve yakın tarihten tanıyorlar çünkü… Sosyalizmin özgürlük kavrayışının, ilkin ve öncelikle, herhangi bir “ilahiyat“la uzlaşması mümkün olmayan, sınırsız ve dünyevî bir “eleştiri özgürlüğü“nden başladığı hususunda son derece netler… Bu “eleştirellik hakkı“nı sonuna dek kullanma konusunda da son derece kararlı. . .

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: