Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ZAMAN / ZEMİN / ZUHUR ( GERÇEKÇİ TÜRK TİYATROSUNDA MİNYATÜR KURGUSU )
Zaman / Zemin / Zuhur
ZAMAN / ZEMİN / ZUHUR ( GERÇEKÇİ TÜRK TİYATROSUNDA MİNYATÜR KURGUSU )
Barkod
: 9789750106002
Basım Yılı
: Aralık 2006
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 195
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%23 İNDİRİM
Liste Fiyatı
11,11
İndirimli Fiyatı
8,55
Kazanılan Puan
26 NP
Bu kitabı 1,43 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 190 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Geçmişte bir şey olur, gölgesi bugüne düşer formülü, Türk tiyatrosunun içinde en fazla ürün verdiği gerçekçiliğin asal formüllerinden biri olduğu halde, oyun yazarları nasıl olmuştur da bu formülü hiç dikkate almadan, akıllarına bile getirmeden gerçekçi oyunlar yazabilmişlerdir.


Madem ki klasik antikiteden, Ibsen modernitesine ve hatta Beckett’in geçen yüzyılın son çeyreğini kapsayan oyun yazarlığına kadar Batı oyun yazarlığına damgasını vuran bir geç kalmış olma düşüncesinin izi sürülebilmektedir, öyleyse nasıl olmuştur da kendisi Batılılaşmaya çoktan geç kalmış ve ontolojisinde bu türden bir telaş ve huzursuzluk taşıyan idealini kaptırmış.


Osmanlı ve sonrasında Türkiye’li oyun yazarı, bu meseleyi sınanmış biçimsel araçlarıyla ele almayı denememiş, ya da benim gözümden kaçmış denemeler varsa bu uygulamalar neden yaygınlaşmamıştır Aynı soruyu başka başka vurgularla ya da kalkış noktalarıyla çoğaltmak mümkün ama gereksiz.


İddia bu: Türk tiyatrosu Batı oyun yazarlığının egemen kalıplarından birini, geçmişi, şimdinin gerekçesi olarak gösteren ve bunu yaparken kendini içine yerleştirdiği çerçeveyi bir resim çerçevesine benzeterek içinde bir merkezi perspektif kurduğu yapıyı kalıcı ve süreğen bir biçimde model almamıştır.


Bunun yerine yine Batı tiyatrosunda kullanılan bir başka formüle bir gün bir şey olur ve her şey değişir formülüne yaslanmayı seçmiştir. Türk tiyatrosunun neyi kabullenerek içselleştirdiği, baktığı yerde durduğu halde neyi görmezden gelerek yok saydığını içeren seçimi hiçbir biçimde rastlantı olamaz. Bu çalışma sözkonusu seçimin önce toplumsal ve siyasal nedenlerini, sonra de estetik ve sanatsal gerekçelerini aramayı deniyor. .

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: