Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Kırtasiye
Makine
Makine
Makine
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
YETMİŞ BİN SÜRYANİ (  )
Yetmiş Bin Süryani
YETMİŞ BİN SÜRYANİ (  )
Barkod
: 9789757265696
Basım Yılı
: Ağustos 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 192
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%15 İNDİRİM
Liste Fiyatı
28,00
İndirimli Fiyatı
23,80
Kazanılan Puan
71 NP
Bu ürünü 262 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Yetmiş Bin Süryani ’de dünyaca ünlü Amerikalı Ermeni yazar William Saroyan’ın bugüne kadar Türkiye’de çok iyi bilinmeyen ilk dönem öyküleri yer alıyor. Bu öykülerde genel olarak, kimlik sorunlarıyla, Ermeniliğiyle, Amerika’yla, yazarlık ruh haliyle, insanoğlunun sürüklendiği savaş ve şiddet girdabıyla hesaplaşmasını ve kendine özgü o saf, insancıl ahlak anlayışıyla önerdiği çözümleri buluyoruz.

Kitapta, yazar şan şöhret kazanmadan önce Amerika’daki Ermeni yayın organlarında yayımlanan ve daha sonra arşivlerin karanlığına gömülen öykülerin yanı sıra, Saroyan’ın ünlenmesini sağlayan, kimi zaman öyküden çok delidolu köşe yazısını andıran yapıtlar da yer alıyor. Saroyan, “politik“ olarak tanımlanabilecek öykülerinde ise 1915 yılında yaşananların göçmenlerin gündelik yaşamına etkisini betimliyor. İnsanları insanlık dışına çıkaran, insanlıklarından utandıran çeşitli olaylara bakarken, sorunu, bozukluğu, çıldırmışlığı ve benzeri tüm olumsuzlukları şu ya da bu halkın değil, tüm insanlığın mayasında gören bir yazar olan William Saroyan, her zaman olduğu gibi, Yetmiş Bin Süryani ’de de bastırılmış vicdanların sesi ve nefesi oluyor.

Genç Süryani’ye hoşça kal deyip, dükkândan çıktım. . .

Olanları düşünüyorum: Süryani ülkesini, berberlik öğrenen Süryani Theodore Badal’ı, sesindeki hüznü, tavırlarındaki umutsuzluğu. Bu, aylar önce, ağustostaydı, ama o günden beri Süryani ülkesini düşünüyor, kadim bir halkın genç, uyanık ama umutsuz evladı Theodore Badal hakkında bir şey söylemek istiyorum. Yetmiş bin Süryani, bu halktan geriye kalan sadece yetmiş bin kişi, gerisi ölüm uykusunda, bütün o azamet harap olmuş ve unutulmuş.

Onu bunu namussuz diye diğerlerinden soyutlamak hakça değil. Ermeni nasıl acı çekerse Türk de acı çeker. Saçma işte, ama bunu bilemezdim o zaman. Bilemezdim şu Türk dediğimiz insanın zorlandığı yola sapan, kendi halinde, dünya tatlısı bir biçare olduğunu. Ondan nefret etmenin, aynı hamurdan çıkma Ermeni’den nefret etmeye eşdeğer olduğunu. Ninem de bilmezdi, hâlâ da bilmiyor. Artık bunun bilincindeyim ben, ama kaç para eder?

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: