Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
YAŞAMAK HIRSI ( USTALARIN TÜRKÇESİYLE )
YAŞAMAK HIRSI ( USTALARIN TÜRKÇESİYLE )
Barkod
: 9786051850603
Basım Yılı
: Kasım 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 222
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
19,00
İndirimli Fiyatı
14,25
Kazanılan Puan
43 NP
Bu kitabı 2,38 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 282 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Sait Faik’ten Bilge Karasu’ya, Oktay Rifat’tan Nurullah Ataç’a, Oktay Akbal’dan Tahsin Yücel’e, Türk edebiyatının büyük ustalarının çevirdiği Simenon romanlarından oluşan dizinin ilk kitabı, Sait Faik Abasıyanık’ın 1950 yılında Geceyarısı Trenleri adıyla tefrika edilen, 1954 yılında kitaplaştırılan Yaşamak Hırsı. Özgün adı Trenlerin Geçişini Seyreden Adam olan roman için Sait Faik’in düşündüğü ilk isim ise Geceleri Yalnız Yatamayan Adam.

Romanın kahramanı Popinga, Sait Faik’in 1948 yılında yayımlanan Lüzumsuz Adam’ına benzer. Bu kitapla hikâyeciliğinde yeni bir döneme giren Sait Faik’in, anlatıcıyı anlatının içine daha çok sokma, görünür kılma çabasında, Simenon’un, kendisi hakkında yazılanlara müdahale eden, yaşamının nasıl devam edeceğine karar vermeye çalışarak var olan kurguyu bozup kendi kurgusunu yaşamaya başlayan karakteriyle benzerlikler yakaladığı söylenebilir.


Bir gün baktım, elinde Georges Simenon’un L’Homme qui regardait passer les trains romanı var. Hayrola, dedim Lautréamont’un pabucu dama mı atıldı? Lautréamont en sevdiği yazarlardan biriydi. Öyle severdi. Eline nereden geçmişse, Simenon’u okumuş, beğenmiş. Çok iyi yazar, dedi. Benim Simenon’u beğendiğimi bilirdi. Kumkapı’ya indik, Kör Agop’ta oturduk. Ben bu kitabı çevireceğim, dedi. Destekledim. Aradan çok bir zaman geçmedi, baktım çeviri bitmiş. Onun öyle uzun uzadıya masa başında oturup çeviri yapmayacağını çok iyi biliyordum, şaşırdım. Dedi ki, gülümseyerek: “O kadar çok sevdim ki, tuttum bir forma kadar okudum, başladım yazmaya. Baktım, üç dört formalık yazı yazmışım. Biraz daha okudum, gene devam ettim. Atlaya-atlaya biraz daha da okudum ve yazdım. Kitap bitti. ”

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: