Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
ULUSLARARASI İLETİŞİMİN EKONOMİ POLİTİĞİ ( İLETİŞİM POLİTİKALARINDA KÜRESELLEŞME )
Uluslararası İletişimin Ekonomi Politiği İletişim Politikalarında Küreselleşme
%28 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 16 x 23 (cm)
Sayfa Sayısı
: 279
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 33,50 TL
İndirimli Fiyatı
: 24,12 TL
Kazanılan Puan
: 72 NP
Barkod
: 9786055708580
Basım Yılı
: 2013
Ürünün Tanıtımı

Küreselleşme. . . Özellikle 80’li yıllarla birlikte kendisini hemen hemen her alanda hissettiren yıkıcı, tahrip edici bir rüzgar. . . Küreselleşme süreciyle birlikte, ekonomik alanda görülen tahribat bir yana, sosyo-kültürel anlamda da daha çok azgelişmiş ülkeleri, yoksulları, kısacası tabanda yer alan tüm oluşumları alaşağı eden bir kasırga. . . Bu çalışma, küreselleşme olgusu hakkında, görünenin ötesinde birşeyler olduğunu göstermeye yönelik, toplumsal-kültürel alanda yol açtığı sonuçları algılamaya yönelik bir çabadır. Küreselleşmiş bir dünyada yerel kalmanın zorlukları bir tarafa bırakıldığında, yerelleşme hareketlerinin de küresel olan herşeye karşı koyma adına verdikleri mücadele, ironik bir şekilde, küresel sürecin bir parçası haline gelmiştir. Z. Bauman’ın dediği gibi: “Küreselleşen güçler, saltanat günlerini yaşıyor, bunun bedelini de yerelliğe çakılıp kalmış zavallılar ödüyor. Küreselleşme bu dengesizlik üzerinde duruyor. “ Küreselleşmenin iletişim alanında yarattığı tahribat ve başkalaşım ise, bu çalışmanın odaklandığı bir alt alan. . . Küreselleşme denen olgu, her geçen gün tüm hegemonik unsurları aracılığıyla, uluslararası iletişim alanını tahrip etmeye ve kendi konumunu pekiştirmeye devam ediyor. Bu süreçle birlikte, medya ürünleri daha geniş sınırlar içinde dolaşırken, ulus aşırı medya holdingleri giderek devleşiyor ve medyadaki yapılanma daha merkeziyetçi bir hale geliyor. Merkeziyetçi bir yapıya bürünen medyanın öncelikli amacı ise, hep daha fazla büyümek ve daha çok kişiye ulaşarak etkisi altına alabilmek. . .