Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
TÜRKİYE’DE SOSYOLOJİ ÜNİVERSİTEDE 101. YIL ( ZİYA GÖKALP’E SAYGI SOSYOLOJİ YILLIĞI 24 )
Türkiye’de Sosyoloji Üniversitede 101. Yıl
TÜRKİYE’DE SOSYOLOJİ ÜNİVERSİTEDE 101. YIL ( ZİYA GÖKALP’E SAYGI SOSYOLOJİ YILLIĞI 24 )
Barkod
: 9786059093637
Basım Yılı
: Eylül 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 16 x 23 (cm)
Sayfa Sayısı
: 300
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%30 İNDİRİM
Liste Fiyatı
28,00
İndirimli Fiyatı
19,60
Kazanılan Puan
59 NP
Bu kitabı 3,27 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 328 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Türk sosyolojisi deyimini yadırgayanlar bulunmaktadır. Bu deyimin yadırganmasını anlamak mümkün değildir. Çoğu konuda geçerli olacak biçimde, Türk romanından, Türk tiyatrosundan söz edilmesine karşı çıkan olmamaktadır. Buna karşılık Türk sosyolojisi denildiğinde alınganlık gösterilmektedir…Türk sosyolojisini inkar etmek ya da böyle bir sıfatı kabul etmemek, Türk halkının gelişmeler önünde söyleyebilecek farklı bir sözü olmadığı anlamını taşıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Aksini de söylemek mümkündür. Eğer Türk halkının gelişmeler önünde farklı bir sözü bulunmuyorsa, ne yönde çaba gösterirsek gösterelim bir Türk sosyolojisinden de söz etmek mümkün olmayacaktır. Oysa bu tartışmanın aşılmış olması gerekirdi. Bugün Türk sosyolojisi deyimini yadırgayanlar burjuva sosyolojisi-Marksist sosyoloji ayrımına da acaba aynı kolaylıkla karşı çıkabilecekler mi? Sosyoloji gibi toplumla çok yakından ilgili bir bilimin çıkar ilişkilerinin dışına çıkabileceğini savunmak zordur. Sırasında Alman ya da Fransız sosyolojisi denilmiştir, ama aralarındaki farklara rağmen cephe dayanışması içinde ortak bir Batı sosyolojisinden söz edilebilecektir. Böylece farklar önemsenmeyecek bir düzeye inebilecektir. Biz Türk sosyolojisinden, ne çalışmayı yürütenin kimliğini, ne de konunun Türkiye ile ilgili olmasını anlıyoruz. Özellikle konunun Türkiye ile ilgili oluşunu değil. Bilim de toplumun ürettiği, toplum ve tarih koşullarına bağlı bir faaliyettir. Toplumun üstünde, topluma dışardan aşılanmış bir olay değildir. Toplum ve toplumlar arası ilişkiler bir çekişme ve çatışma alanı iken bilimin, özellikle toplum bilimlerinin bu çatışan çıkarların üzerinde evrensellik kazanabilmesini düşünebilmek mümkün değildir. Bu aşamada bilimden en fazla bekleyebileceğimiz, bu çatışma ve çelişkilerin aşılmasına yardımcı olmasıdır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: