Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
TÜRKİYE’DE SİYASAL KÜLTÜRÜ ANLAMAK (  )
Türkiye’de Siyasal Kültürü Anlamak
Yorumları oku
%15 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 184
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 13,89 TL
İndirimli Fiyatı
: 11,81 TL
Kazanılan Puan
: 35 NP
Barkod
: 9789759000424
Basım Yılı
: Mart 2013
Ürünün Tanıtımı

Türkiye’de son yıllarda tarihsel analizlerin yapıldığı siyasi tarih çalışmalarını sıkça görmekteyiz. Bu çalışma ise bundan daha fazlasını, öz bir metinle ve sosyolojik bir perspektifle yapabilmeyi vaadediyor. Türkiye’nin siyasal tarihini siyasal kültür merkezli ele alan çok az çalışmanın olması bu kitabın önemini daha fazla arttırmaktadır. Kitabın temel vurgusu, devlet merkezli siyasal kültürün Türkiye’de demokratik bir siyasal kültürün gelişmesi önündeki en büyük engel olduğudur. Kitap; bu siyasal kültürün tarihsel izlerini Selçukludan Osmanlı’ya ve oradan da Cumhuriyet’e miras kalan öğelerle ele alarak günümüze dek eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Bu düzlemde ilerleyen çalışmaya göre Türkiye’de devlet; toplumsal temeli olmayan, gökten inme, kutsal, sorgulanmayan, eleştiril(e)meyen bir aygıt, Hobbes’in ifadesinde olduğu üzere Leviathan’dır (Dev). Bu özellikleri ile Türkiye’de siyasal kültürün de en önemli özelliği devlet merkezliliktir. Toplumsal zemini olmayan, bütün yaşam alanlarını belirleyen devlet, diğer bütün alanları çevreleştirir ve bu nedenle de Türkiye’de siyasal kültür merkez-çevre ikilemine göre en doğru biçimde anlaşılabilir. Türkiye’de siyasal iktidarı ele geçirmek ya da elinde bulundurmak tüm yaşam alanlarını belirleyebilmenin en meşru yolu olagelmiştir. Osmanlı’da Osmanoğulları ailesinin kontrol ettiği devlet kurumu devlet ile Osmanoğullarının özdeşleşmesine yol açmış, devlet adeta ailenin mülkü haline gelmiştir. Cumhuriyet ile birlikte egemenliğin kaynağı değişmiş, millet tek meşru egemen kabul edilmiştir. Tek parti döneminde Cumhuriyet’in kurucu kadrosu devletle kendisini bir görmüş ve devleti kendi kontrollerinde bir aygıt olarak inşa etmiştir. 1950 sonrası bu iktidarın gerilemesi sonrası siyasete de müdahaleler gecikmemiş, 2000’li yıllara dek bu müdahale anlayışı canlı kalmıştır ve hala da tam olarak bitmiş değildir. Bu patrimonyal zihniyetin izleri günümüzde hala yerinde durmakta, siyaset yapıcılar merkezi (devlet) ele geçirerek meşruiyetlerini de inşa etmektedirler. Bu özelikleri ile Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan beri inşa edilmeye çalışılan batı tipi, modern, demokratik bir devlet ve toplumsal yapı bir ideal olarak kalmaya devam etmektedir.

Bu ürünü 215 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: