Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
TÜRKİYE’DE MEDYA ENDÜSTRİSİ NEOLİBERALİZM ÇAĞINDA MÜLKİYET VE KONTROL İLİŞKİLERİ (  )
Türkiye’de Medya Endüstrisi Neoliberalizm Çağında Mülkiyet ve Kontrol İlişkileri
TÜRKİYE’DE MEDYA ENDÜSTRİSİ NEOLİBERALİZM ÇAĞINDA MÜLKİYET VE KONTROL İLİŞKİLERİ (  )
Barkod
: 9789756361429
Basım Yılı
: Nisan 2006
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 475
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%18 İNDİRİM
Liste Fiyatı
26,85
İndirimli Fiyatı
22,02
Kazanılan Puan
61 NP
Bu kitabı 3,67 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 265 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Günümüzde Türk medyası, hem siyasi iktidara hem de ordu ile belirli bir uzlaşma zemininde buluşmak adına, hiçbir “politik“ tercih yapmaksızın, bir başka deyişle herhangi bir kimliği (özgürlükçü, muhfazakar, sağ, sol vb. ) açık biçimde savunmaksızın, her yeni durumda farklı bir kimliği öne çıkararak varolmaya çalışıyor, özcesi her geçen gün daha fazla “kimliksizleşiyor“. . .

Neo - liberal boyutlara harfiyen uyarak kârını ençoklaştırmanın önündeki bütün engellere bayrak açan Türk medyası; düpedüz ırkçı söylemlerden maskeli şovenizme kadar uzanan bir yelpazede “milliyetçiliğin“, muhafazakar dünya görüşünün çeşitli versiyonlarının, eşitlik ve özgürlük kavramlarının çarpık yorumlarının, sansasyonelliğin, bayağı magazinin, doğrulanmış ve kamu yararını gözeten hiçbir bilgi içermeyen manşet ya da “az sonra“ spotlarının peşinden koşuyor. Ve böylece 1980’lerin sonunda “2, 5 gazete“ sözüyle dile gelen tekelleşme arzusu, 2000’lerde saf bir gerçeklik olarak ortaya çıkıyor, yeni bir milliyetçilik ve gericilik dalgasıyla bütünleşiyor. Bu haliyle Türk medyası, toplumun en önemli bilgi, eğlence, eğitim kaynaklarından biri olarak “kamusal yarar“ adına bir tehdide dönüşüyor. Üstelik toplumda altenatif eğitim ve eğlenme olanaklarından yoksun, dolayısıyla hakim medyanın en niteliksiz ürünlerinin talibi olacak geniş halk kesimleri göz önünde tutulduğunda tehdit giderek büyüyor. . .

Bu kitap, bugüne kadar üzerinde çok tartışılan, ama tarihsel kökenleri ve değişim dinamikleri yeterince aydınlatılmamış bir sektörün son 25 yılda nasıl bir “yapılaşma“ sürecinde geçtiğini, böylece toplumsal eşitlik ve özgürlük ideallerinin hangi yapı, aktör ve eylemler aracılığıyla değerlerini yitirdiğini göstermeyi hedefliyor. Kitabın bu yeni barbarlık döneminde “dünyayı değiştirme“ çabasına bir katkı olarak okunması, tartışılması ve değerlendirimesi dileğiyle.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: