Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
TÜRKİYE’DE İKTİSAT SOSYOLOJİSİ - GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE İKTİSAT, İNSAN VE TOPLUM ( TÜRKİYE’DE İKTİSAT SOSYOLOJİSİ - GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE İKTİSAT, İNSAN VE TOPLUM )
TÜRKİYE’DE İKTİSAT SOSYOLOJİSİ - Geçmişten Günümüze Türkiye’de İktisat, İnsan ve Toplum
TÜRKİYE’DE İKTİSAT SOSYOLOJİSİ - GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE İKTİSAT, İNSAN VE TOPLUM ( TÜRKİYE’DE İKTİSAT SOSYOLOJİSİ - GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE İKTİSAT, İNSAN VE TOPLUM )
Barkod
: 9786050331011
Basım Yılı
: Ocak 2020
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 16x23,5
Sayfa Sayısı
: 168
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Aynı gün kargo
(16:00'a kadar geçerli)
%19 İNDİRİM
Liste Fiyatı
20,00
İndirimli Fiyatı
16,20
Kazanılan Puan
49 NP
Bu kitabı 2,70 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 426 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Türk toplumundaki geleneksel sosyal, iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor. Neo-Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat, insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor. ‘İktisadi olan’ın ‘sosyal olan’ üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor. İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor. İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor.
Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım. Öyle ki insanı, toplumu, kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey. Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates’in görüşlerini getirmektedir. Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu, standart tedavinin olamayacağını söyler. O meşhur ‘hastalık yok, hasta var’ aforizmasındaki gibi. İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde. Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında.
‘Türkiye’de İktisat Sosyolojisi’ adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye’de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor. Bu amaçla Türkiye’deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp’ten Sabri Ülgener’e, Fahri Fındıkoğlu’ndan Cavit Orhan Tütengil’e ve Mehmet Eröz’den Amiran Kurtkan Bilgiseven’e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor. Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar, dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar, sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor. Türkiye’de 1990’lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek…

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: