Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
TARİHTEN GELEN SES ( KAHRAMANLIK HİKAYELERİ )
Tarihten Gelen Ses Kahramanlık Hikayeleri
Yorumları oku
TARİHTEN GELEN SES ( KAHRAMANLIK HİKAYELERİ )
%25 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 95
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 15,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 11,25 TL
Kazanılan Puan
: 34 NP
Barkod
: 9789944116848
Basım Yılı
: Kasım 2008
Ürünün Tanıtımı

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber


Tahsin Onbaşı, son bir kez doğrulup, azgın bir sel gibi ´´Allah Allah´´ nidalarıyla coşan Türk birliğine baktı. Bu ses tarihten kopup gelen, Kosovadaki, Çanakkale´deki, Dumlupınar´daki sesin aynısıydı. Artık dayanacak gücü kalmamıştı. Sendeleyerek olduğu yere yıkıldı. Dipsiz bir kuyuya düştüğünü sandı. Bir an karşısında dedesini görür gibi oldu. Gülerek ona bakıyor, sanki düştüğü yerden kurtarmak ister gibi elini uzatıyordu. Dedesine doğru emekleyip sağ elini uzattı. O anda gözlerine sonsuz bir ışık doldu. Bu bir güneş miydi? Hayır hayır, güneş bu kadar güzel ve parlak olamazdı.


Bir ara Hasan Yarbayın gözleri karşıya doğru kayıp ağlamaya başladı. Yanında bulunan birkaç askere aceleyle seslendi.


- Çabuk beni ayağa kaldırın çabuk.


Askerler koluna girip Hasan Yarbayı kaldırdılar.


Hasan Yarbay gözlerini baktığı yerden ayırmadan ağlayarak


- Niye buraya kadar zahmet buyurdunuz Ya Resulallah, ben sizin yanınıza geliyordum, dedi ve askerlerin kolları arasına yığılıp kaldı.


Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber


Hasan´ın içi içine sığmıyordu. Bu kutlu yolda kendisinin de öncü seçileceğine inanıyordu. Önce Molla Gürani ve Akşemsettin gibi şeyhlerinin himmeti, sonra da ok atmadaki mahareti ve güreşteki ustalığı veriyordu ona bu inancı. Her şeyden önemlisi Sultan Mehmet Hân´ı Allah için çok seviyor ve onun ön sezgilerine güveniyordu. Dün çok yakından görmüştü onu. Beyaz atın üstünde, siyah sakalı, kartal burnu, sert bakışları ve uzun kaftanıyla o kadar çok heybetliydi ki, atını oradan oraya koşturup duruyordu. Bir ara gelip denizin kenarında durmuş ve hırsla Kostantinapol´e bakmış, sonra da kılıcını çekip atını hırsla denize doğru sürmüştü. Sonra da Ya Bizans beni alır, ya da ben Bizans´ı diye gürlemişti


Bu ürünü 126 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: