Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
TARİH FELSEFESİ 1 ( GİRİŞ )
Tarih Felsefesi 1 Giriş
Yorumları oku
TARİH FELSEFESİ 1 ( GİRİŞ )
%25 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 9.5 x 16.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 128
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Cep Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 12,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 9,00 TL
Kazanılan Puan
: 27 NP
Barkod
: 9772146118000
Basım Yılı
: 2011
Ürünün Tanıtımı

Eğer, Klasik Felsefenin tini ile uyum içinde, İnsan kendinde ussal bir varlık olarak kabul edilirse, ve Usun doğal ve tinsel tüm varoluşun özü olduğu kabul edilirse, bu öncüllerin vargısı insanın gelişmek zorunda olduğu, bir yandan bilincini saltık olarak Doğanın gerçekliği ile uyum içinde biçimlendirirken, öte yandan Varoluşuna kendi özsel gerçekliğinin biçimini vermekte, onu kendi Özü ile uyum içinde belirlemekte olduğudur. Doğa saltık olarak bilinebilirdir, ve Tin kendini özsel gizilliği ile uyum içinde eksiksiz olarak nesnelleştirebilir, geliştirebilir, eksiksizleştirebilir. O zaman Tarih bir olumsallık ve şans alanı değil, ama özsel olarak belirli, gelişimsel, ereksel bir süreçtir. Tarih tikel ulusları kültürel sonlulukları, gerilikleri, ve değersizlikleri içinde kötü bir sonsuzluğa mahkum eden saçma ve anlamsız bir kavga alanı değil, ama insanı, Dünya-Tinini Bilgiye, Barışa, Güzelliğe yükselten büyüme sürecidir. Hegel için Dünya Tarihi insanın Özgürlük bilincinde ilerleme sürecidir ve bu onun için kişisel bir görüş değil, ama insan doğasının mantıksal vargısı, insanın özsel olarak ussal özünün Ereğidir. Hegel için Özgürlük - hiç kuşkusuz bireyin, bu tikel bireyin Özgürlüğü - herşeydir. Bireyin bir birey olabilmesi, gerçek kendisi olabilmesi, gelişimi, karakteri, güzelliği, varoluşunun tüm anlam ve değeri özgür olmasına bağlıdır, çünkü insanın, Tinin özü Özgürlüktür, çünkü insan gelişmek için, kendini gerçekleştirmek, gerçek insan yapmak için varoluşa gelir. Bu hem Yurttaş olarak bireyin hem de onun ussal İstenci olan Devletinin sorunudur. Tin Özgürlüğü ancak onun Kavramını bildiği düzeye dek edimselleştirir - insanın yönetiminin yerine Yasanın Yönetimini geçirir. Hegel’in felsefesini diktatörlük özlemlerine temel yapmayı istemek, onun çalışmasını tarihsel materyalizm ve nazizm gibi kölelik ideolojilerinin bir bileşeni olarak yorumlamak, bu düzeye dek, yalnızca bir yanılgı, bir yanlış anlama değildir ve Özgürlük Kavramının kendisinin bilinçsizliğine bağlıdır. Despotizm insanlığın olduğu gibi bireyin gelişiminde de yalnızca ilk evre, yalnızca doğal olanın henüz tinsel olana baskın olduğu barbarlık evresidir. Bu nedenledir ki tarihsel materyalizm ve nazizm gibi ideolojiler ancak henüz Özgürlük bilincini kavramamış bireylerde ve uluslarda acı, utandırıcı, korkutucu ve dolayısıyla geçici ve yitici bir varoluş alanı bulabilirler.

Bu ürünü 305 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: