Tükendi
KAPAT
Değerli Müşterimiz;

Yoğunluktan kaynaklı telefonlarımızda uzun süreli beklemeler yaşanabilmektedir.

info@nobelkitap.com mail adresimizden bize ulaşabilirsiniz.

Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ŞEREFLİ HIRSIZ (  )
Şerefli Hırsız
ŞEREFLİ HIRSIZ (  )
Barkod
: 9786055819675
Basım Yılı
: Ekim 2020
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 96
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 3-5 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
22,00
İndirimli Fiyatı
16,50
Kazanılan Puan
50 NP
Bu kitabı 2,75 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 429 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Elinizdeki öykülerle, Dostoyevski’nin bütün öykülerini tamamlamaya bir adım daha yaklaşmış oluyoruz. Dostoyevski bu defa beş öykü ile karşınızda. Kitapta “Şerefli Bir Hırsız” ile birlikte sanki onun uzantısı gibi, başka dillere nadiren çevrilmiş (ve biri de tamamlanmamış) iki öykü daha bulacaksınız: “Emekli” ve “Gulyabani. ” Bunlarda da anlatıcımız Astafiy İvanıç, bir Tolstoy öyküsünden çıkagelmiş gibi halktan, sıradan, yalın bir tip. Dostoyevski belki de bu yüzden “Emekli”yi hayattayken yaptığı derlemelere almamış. “Gulyabani” ise büyük yazarın ölümünden sonra, müsveddeleri arasında bulunmuş. Anlaşılan Dostoyevski, “bilinmeyen birinin notlarından” başlığı altında daha bir dizi öykü yazmayı planlamış, ama bunu hayata geçirememiş. Bu üç öyküyü yalınlıklarıyla, içinden süzülen ışığı gökkuşağının renklerine ayıran bir pırlanta olarak değerlendirebiliriz. Öte yandan “Bobok, ” parlak kızıllığıyla ironiye daha uygun düşen bir lâl gibi. Dostoyevski bu öyküyü, idam mangası karşısına dikilmeyi beklediği o meşum 1849 yılından sonra yazmış. Belki de bu yüzden, üzerindeki istihza örtüsü diğerlerinden çok daha kalın olsa bile, okurlarda daha yakıcı, daha acı bir tat bırakacak. “Sayın Proharçin” ise, daha ayrık, zorlu ve bir zümrüt gibi parlıyor. Üslubunda Küçük Kahraman’ı hatırlatan bir şeyler var: çevirmeni adeta çileden çıkaran son derece uzun, zorlu, hatta müphem cümleler; üstelik her şeyi anlatmıyor size, bazı ayrıntılar var ki kendiniz kavramak zorundasınız, bunun için de iki defa okumanız gerekiyor. Bu olağanüstü öyküleri elinizden bırakamayacaksınız. HY

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: