Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
ŞEKOK GÖLGESİNE DÜŞEN İZLER (  )
Şekok Gölgesine Düşen İzler
%24 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 96
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 10,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 7,60 TL
Kazanılan Puan
: 23 NP
Barkod
: 9786054427758
Basım Yılı
: Mayıs 2014
Kategoriler
Ürünün Tanıtımı

1. Dünya Savaşı’nın hemen ertesiydi. Teşkilat-ı Mahsusa tarafından başta Geliye Zilan’da katliam yapılmış, ardından bu Ermeni kıyımı Pasur’a da gelmişti. Ömer’in belki de tek tesellisi ailesi ve akrabalarının bir defada ölmeleri olmuştu. Tehcir adı altında yollara çıkarılan soydaşlarının hikayelerini öğrendiğinde bu teselliye sığınmıştı. Ömer, kavminin tek kurtulanı, öldürülen kavminin tüm acılarını tek başına yükleyen. . . Ömer, içine acıları gömmeye çalışan suskun bir Ermeni. . .


Çocuk, bugün yine dedesinin yatağa düşüp klam söylemeye başlamasını beklerken Ömer çarşıya çıkmıştı. Dedesinin hasta olmasını bekleyip dururdu. Dedesi Ömer battaniyenin altında klam söylerken, çocuk çocukluğunu kaybederdi. Dedesinin ayakları yanında oturur derin derin dinlerdi, battaniyenin altındaki sesi. Yüz kelimeden en fazla dört beş kelimeyi anlasa da kendini bu bir başka dilin renginden akan klamın ritmine kaptırıp giderdi. Dedesinin sesi o kadar güzel değildi ama yanık izli bir sesi vardı ve bu yanık sesi insanın içine işlerdi. Nasıl ki bal arısı iğnesini batırdığında zehri hemen akmaz, iğnenin arkasında arıdan kopan iğneyle birlikte bir torba da kopar ve bu torba tulum gibi şişip sönüp zehri o vakit akıttığı gibi, Ömer’in sesi de insanın içine işledikten sonra acısı anlaşılırdı. Kimse yüzünü görmezdi klam söylerken. O yüzden ağlamaya karışan bir sesten oluşabilirdi. Klamın su arası vermesi tükettiği gözyaşı damlalarındandı. Dile gelmese de dinleyen herkes bilirdi Ömer’in hem ağladığını hem de klam söylediğini.