Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ŞEHRİN MİMARİSİ (  )
Şehrin Mimarisi
ŞEHRİN MİMARİSİ (  )
Barkod
: 9789758859467
Basım Yılı
:
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 244
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%15 İNDİRİM
Liste Fiyatı
17,00
İndirimli Fiyatı
14,45
Kazanılan Puan
43 NP
Bu kitabı 2,41 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 320 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

1966’da yayımlanan Şehrin Mimarisi modern mimarlık eleştirileri açısından bir dönüm noktasına işaret eder. Rossi’nin eleştirisi, işlevselcilik veya onun deyişiyle “naif işlevselcilik“ üzerine odaklanıyordu. İşlevin mimarlık için bir başlangıç noktası olamayacağının altını çizen Rossi, başlangıç noktası olarak şehrin kolektif belleğine demir atmış “tip“leri öneriyordu. Dolayısıyla sandalyeden binaya ve oradan şehre her şeyi bir tasarım nesnesi olarak gören işlevselciliğin aksine, şehirle mimarlık arasında karşılıklı bir ilişki olduğunu iddia ediyordu: Mimarlık şehrin inşasından sorumlu olan disiplinken şehir de kolektif belleğiyle mimarlığın kaynağıdır. Böylece şehri istatistiklere, grafiklere, arazi kullanımına indirgeyen ve eşzamanlı mekan analizleriyle açıklamaya çalışan modern planlamanın aksine Şehrin Mimarisi şehrin morfolojisini eşzamanlı ve artzamanlı bir süreklilik üzerinden okumayı/anlamayı öneriyordu.


Bir yandan bütün dünyayı aynılaştırıp düzlerken, bir yandan da “tasarım“ disiplinlerinin marifetiyle, aslında aynı olanı sözde farklarla donatarak büyük bir açgözlülükle sürekli alanını genişleten tüketim örüntülerine karşı bir direnç politikasıydı bu. Rossi tüketim mekanizmalarının bıktırıcı nakaratları –kopuş, değişim ve sözde yenilikler– yerine kalıcılık ve tekrara yoğunlaşıyordu. Yine bu mekanizmaların zorlama bir yaratıcılık beklentisiyle ajite ettiği mimarı bu yükten kurtarıyor, zaten orada olanı, gizil olanı okumaya/anlamaya/ortaya çıkarmaya davet ediyordu. Şehrin Mimarisi 40 yıl sonra Türkçe yayımlanıyor. Mimarlığa sunduğu özgürleşme alanı hala taze bir nefes; bu dünyanın başka türlü de olabileceğini tasavvur edebilenler için. . .


Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: