Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
RUHUN YENİ HASTALIKLARI (  )
Ruhun Yeni Hastalıkları
RUHUN YENİ HASTALIKLARI (  )
Barkod
: 9789755395040
Basım Yılı
: Nisan 2017
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 253
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%20 İNDİRİM
Liste Fiyatı
20,00
İndirimli Fiyatı
16,00
Kazanılan Puan
45 NP
Bu kitabı 2,67 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 169 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Hâlâ bir ruhumuz var mı? Çağımızda bu mümkün mü? Eğer varsa, nerede konumlanır? Beyinde mi, kalpte mi, beden sıvılarında mı? Ruh nedir? Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır? Peki, çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise, ruhumuza ne olmuştur? Kristeva bu soruların, modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor; üstelik ikna gücü de oldukça yüksek.


Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir. Bu çöküş, televizyon dizilerinin duygusal şantajında, romantik tatminsizlikte, dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır. Bunlar Kristeva’ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir. Bu gezgin, dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York’tur. Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan, kazanmanın, harcamanın, haz almanın peşinden koşar. Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker, ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz. İmgelere boğulur, imgeler onun yerine geçer. Yaşadığı hayal âleminde, gösteriden o da bir pay almaya çalışır. Söylemi standartlaşırken, edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır. Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez. Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz.


Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar: Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh, yani psişik aygıt bozulmuştur, çalışmamaktadır. Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi, kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır. Çağımızın hastalığı, psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir. Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar. Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi, imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır.


Tanının ardından, modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir. Kristeva’ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir. Kristeva bu sorunsalın izini, Jeanne Guyon gibi bir XVII. yüzyıl gizemcisinde; Germaine de Staël gibi daha XVIII. yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda; çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein’ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında; depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche’un açık yapısında sürer. Ama temsil, aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir. Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık-Musevilik ile Joyce, aşk, edebiyat, kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: