Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
PRATİĞİN AKLI TEORİNİN HEYECANI (  )
Pratiğin Aklı Teorinin Heyecanı
PRATİĞİN AKLI TEORİNİN HEYECANI (  )
Barkod
: 9786054878178
Basım Yılı
: Haziran 2014
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 320
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%15 İNDİRİM
Liste Fiyatı
25,00
İndirimli Fiyatı
21,25
Kazanılan Puan
64 NP
Bu kitabı 3,54 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 290 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

“İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim, o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş, gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim. 1969’da boykot ve işgaller biterken, bir yüksek lisans öğrencisi-asistan arkadaşımız bir tartışmada ’Karar vermemiz lazım’ dedi, ’devrimci mi olacaksınız, mimar mı? İkisi birden olunamaz, ben mimar olaca-ğım. Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez, ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam. ’ Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu. Kendimle çarpıştıktan, enine boyuna düşündük-ten, kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra, mimar değil, devrimci olmam gerektiği, payıma bunun düştüğü, bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım. Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı, aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu. Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol-duğumu söyleyemem. Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil, bu tercih-le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü. . .


“Mart 1986’da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep “L Tipi“ Özel Cezaevi’nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına, “tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum“ diye yanıt ver-miş olduğumu hatırlıyorum.


Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti. Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi-leceğiniz bir şey değildi. İşe buradan başlamadıkça, önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye, yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe, tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz.


68’den Dev-Genç’e, THKP-C’yle 12 Mart’a, Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere’ye… Ertuğrul Kürkçü’nün gözü ve diliyle, Türkiye devrimci hareketinin 1970’lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar, anımsayışlar. .

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: