Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
PANORAMA DE CONSTANTİNOPLE GALATA 1888 (  )
Panorama De Constantinople Galata 1888
PANORAMA DE CONSTANTİNOPLE GALATA 1888 (  )
Barkod
: 9789757710066
Basım Yılı
: Mart 2011
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 158
Cilt Durumu
: Ciltli
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%10 İNDİRİM
Liste Fiyatı
250,00
İndirimli Fiyatı
225,00
Kazanılan Puan
675 NP
Bu kitabı 37,50 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 164 kişi görüntüledi.

19. yüzyılda İngiltere’de doğu ülkelerinin tanıtıldığı gravürlü kitaplara duyulan ilgi, sonunda bu pazarı beslemek için yeni bir profesyonel sanatçı grubunu ortaya çıkardı. Bu dönem, gravür sanatçılarının en parlak dönemi oldu.


Bir tepeden bakıldığında, özellikle coğrafi konumu nedeniyle en güzel manzarayı gözler önüne seren İstanbul, ilk dönem çoğu zaman hayalen çizilen gravürlerde yerini aldı. Bu görüntüler, litografi bir diğer adı ile taşbaskı tekniği ile hazırlanarak yayınlarda görülmeye başladı.


1839’da fotoğrafın icadından sonra fotoğrafçılar, gravürün yanıltıcı görüntüleri yerine, hem perspektif hem de detay açısından doğruyu kaydeden bu yeni görüntüleme olanağını kullanmaya başladılar.


Panorama fotoğraflar parça parça çekilip birleştirildi. Aynı eksen etrafında dönerek çekmek fotoğrafçıya büyük kolaylık sağlardı. İstanbul, 360 derecelik bu dönmeyi sağlayan minarelerin şerefeleri, Galata ve Beyazıt kuleleri ile şanslı bir kentti.


Beyazıt Kulesi’nden Boğaz’a dik olarak bakılır, önde Süleymaniye ile Haliç görüntülerde yerini alırdı. Galata Kulesi ise, Tarihi Yarımada’nın üzerinden Marmara denizine hakim görüntüler verirdi.


Panoramalar genellikle 12-10-8 veya daha az parçadan oluşmaktaydılar. Uzunlukları ise ortalama 2. 00-3. 50 m. civarındaydı. Ayrı ayrı çekilen fotoğraflarda ufuk çizgilerinin birbirini düzgün olarak tamamlaması, ışığın ayarlanması, tamamen fotoğrafçının becerisine kalmaktaydı.


Çekilen bu panoramalar, ek yerlerinden bez üzerine ciltlenip, özenli bir biçimde katlanarak, üzeri tuğra ya da gösterişli yaldız desenlerle bezenmiş ciltlerin içine konulur ve satışa sunulurdu.


1843 yılında öncü gezgin fotoğrafçılardan Fransız Joseph-Philbert Girault de Prangey, Beyazıt kulesinden küçük parçalı görüntüler sunan Daguerrotip’leri ile ilk panoramayı saptamış oldu. Sonrasında Osmanlı fotoğrafçıları.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: