Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
ORTAÇAĞDA İSTANBUL ( ALTINCI VE ON ÜÇÜNCÜ YÜZYILLAR ARASINDA KONSTANTİNOPOLİS’İN KENTSEL GELİŞİMİ )
Ortaçağda İstanbul Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis’in Kentsel Gelişimi
Yorumları oku
%25 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 215
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 26,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 19,50 TL
Kazanılan Puan
: 59 NP
Barkod
: 9786056257537
Basım Yılı
: Ocak 2012
Ürünün Tanıtımı

Greko-Roma dünyasının son büyük kentsel yerleşimi Konstantinopolis, nasıl ortaçağ Hıristiyan Avrupa’nın en büyük kentine dönüştü? Yedinci yüzyılda halifelerin fetih rüyalarını süsleyen kentle 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği kent arasında ne gibi farklar vardı? Konstantinopolis’in, eski dünyanın çöküşü sürecinde hayatta kalmasının nedeni, sağlam altyapısının ve kentsel hayatın temel yapılarının aslen değişmemesiydi. Altıncı yüzyıl ortalarında hayata geçen temel sosyal hizmet kurumları, liman, pazar, imparatorluk sarayı, kilise gibi kurumlar “Karanlık Çağlar“ denen yedinci ve sekizinci yüzyıllar boyunca hizmet etmeyi ve ardından gelen uzun canlanma döneminde model olmayı sürdürdü. Kentin erken dönem Hıristiyan çehresi, ancak onuncu yüzyıldan itibaren yeni manastırların, aristokrat evlerinin inşasıyla ve Haliç’teki ticari hayatın dönüşmesiyle değişmeye başladı. Ama bu yeni imarlaşma o sıralarda hâlâ var olan çekirdeğin etrafında örgütlenmekteydi. Kentsel hayatın sürekliliği, 1203-4 Dördüncü Haçlı Seferiyle ve ardından gelen yağma ve yangınlarla kesintiye uğradı. Konstantinopolis, Bizans İmparatorluğunun son iki yüzyılında, merkezi olmayan, dağınık bir periferiye yayılan bir kent haline geldi. Dünyanın önde gelen Bizans tarihçilerinden Paul Magdalino, yazılı kaynakların yanı sıra arkeoloji ve mimarlıktan da yararlanarak ortaçağ İstanbul’unu tahayyül etmemizi sağlıyor. Yaşadığımız kenti, her gün adımladığımız sokakları ve varlığını kanıksadığımız yapıları o çağlara uzanan bir resme oturtmak amacıyla fotoğraflarla da desteklenen bu çalışmayı İstanbul tarihiyle ilgilenenler ya da belki İstanbul’u seven herkes ilgiyle okuyacak. Yazarın kendi ifadesiyle, “Bu kitap Osmanlı ve Cumhuriyet İstanbullarının altında, 330’dan 1453’e o uzun Bizans geçmişi boyunca tarihi yarımadada veya çevresinde birikmiş kentsel tecrübe katmanlarına yapılmış derin bir kazıdır. “ Lisans ve doktora derecelerini Oxford Üniversitesinden alan Prof. Paul Magdalino, St. Andrews Üniversitesi, École Pratique des Hautes Études, Harvard Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinde Bizans tarihi dersleri verdi. Şu anda Koç Üniversitesi Tarih Bölümünde öğretim üyesidir.

Bu ürünü 361 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: