Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ÖCALAN’IN MOSKOVA GÜNLERİ GÜLNAR VE ÖCALAN (  )
Öcalan’ın Moskova Günleri Gülnar ve Öcalan
ÖCALAN’IN MOSKOVA GÜNLERİ GÜLNAR VE ÖCALAN (  )
Barkod
: 9789759010232
Basım Yılı
: Eylül 2005
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 207
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 3-5 iş günü temin
%17 İNDİRİM
Liste Fiyatı
14,81
İndirimli Fiyatı
12,29
Kazanılan Puan
37 NP
Bu kitabı 2,05 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 266 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

İhtiyar Semyon Leonidoviçe, “Bizim renklerimizi anılarımız belirlemiyor mu?“ diye sormuştu. İhtiyar ne demişti?: “Benim gibi son tangosunu oynayanlar geçmişe dönük düşünür, inanır ve yaşarlar. “ Gülnar da bir defasında şöyle konuşmuştu: “Kürtler yaşlı bir halk; kafaları geçmişle dolu. Geçmişe dönük yaşıyor Kürtler. “ Acaba geçmişe bu denli takılı kalmaları, geleceğe enerjilerini akıtmayı engellediği için mi bu denli geri kalışları? diye düşünmek yerinde değil mi?

1950’lerde Kürt Önder Mola Mustafa Barzani’ye yardımcı olup koruyan ve kız kardeşi Larisa’nın bir peşmerge ile evlenip kaybolmasından sonra, onu arayan Semyon Leonidoviç’in, kor yüreği Gülnar’la Öcalan arasında gelip giden Murat’la yarım asır ara ile, 1990 sonlarında bu sefer Öcalan’ı koruma duygusu ile yaptığı tartışmalar, süreçlere dair yürüttüğü siyasi mukayeseler; tarihin bir cilvesi olarak mı değerlendirilmeli?

Kürtlerle yolları kesişenler; acı ve ayrılığın zehrini 20. yüzyıl öncesinde ve boyunca neden hep tatmak durumunda bırakıldı? Kürtler ve dünya insanlığı açısından 21. yüzyıl ve sonrası; 18. , 19. , 20. yüzyıllara benzeşmek zorunda mı?

İnsanlık onuru ve etik değerleri koruma savaşımı, Kürtler söz konusu olunca çoğunlukla görmezlikten gelindi. 35-40 milyonluk bir halk olan Kürtler, varlık ve yönetsel sorunu neden derin devletlerin ve derin kadrolarının elinde kriminal bir problem olmaktan çıkarılamadı?!

Bu makus talihimizde; devletlerin çıkar -evet sadece çıkar- hesaplarının yanı sıra, biz kürtlerin de sık sık yanlış siyasi hesap-kitap yapmamızın hiç mi payı yok? Öcalan’ın Türkiye’ye getirilip İmralı Adası’na kapatılması; sadece “Uluslararası Komplo“, “Parti kadrolarının ‘yetersiz yoldaşlığı“ ve “objektif-sübjektif ajan“ tanımlamaları ile izah edilebilinir mi?

Elinizdeki “Öcalan’ın Moskova Günleri/Gülnar ve Öcalan“ kitabı pek çok açıdan ve özelikle eskiyi irdelemedeki klasik yaklaşımları aşmak, hatalardan arınmak için tarih felsefesi, çalışma ve düşünme metodunu yeniden değerlendirme ya da “Ezberi bozmak ve bilimsel düşünmek“ açısından ele alınırsa yanlış mı olur?!

Acaba her “yeni“ ve “modern“ diye sunulan; ne kadar “yeni“ ve “modern“?

Acaba her “klasik“ olarak kabul edilen şeyin, peşinen “yanlış“ olduğu varsayımı ya da önyargısı ne kadar doğru?!

Özellikle sosyal ve siyasal sorunlarda “bilimsel düşünmek ve çözümlemek“ ve de geleceğe dönük projeleri netleştirmek için, kuşkulu “kesin doğru“dan ziyade, başarısı muhtemel bunaltıcı “bilimsel kuşkuculuk“u zorlamak, tüm zorluklarına rağmen neden yöntem tercihimiz olmasın ki?

Elinizdeki kitap; sadece birinin ya da birilerinin anılarını tazelemek bakımından değil, yukarıda belirtildiği üzere pek çok konu ve açıdan kafanızda sorular çoğaltacak, cevaplar bulmanıza yardımcı olacak ve yeni sorular oluşturarak; araştırma, derinleşme ve yeniden düşünme yoğunluğuna zorlayacaktır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: