Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
NİETZSCHE SUSTUĞUNDA (  )
Nietzsche Sustuğunda
NİETZSCHE SUSTUĞUNDA (  )
Barkod
: 9789754881097
Basım Yılı
: Eylül 2009
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 136
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-4 iş günü temin
%23 İNDİRİM
Liste Fiyatı
12,00
İndirimli Fiyatı
9,24
Kazanılan Puan
28 NP
Bu ürünü 328 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

"Şimdi de içim nerede, dışım nerede diye düşünüyorsun. Yediğin içtiğin bunca yalan seni sarhoş etmiş. Kendin de değilsin. Bak ayakların yere basmıyor. Başının üzerinde yürüdüğünün farkında değilsin. " Bu adam kimdir, nedir, benden ne istiyor? Benimle mi yoksa kendi kendine mi konuşuyor, Durumu hala anlamış değilim. . .

Mehmet Uğur'un yazdıkları alışıldık "öykü", "roman", "deneme", "anlatı" formlarının anlatıcısından farklı bir düzlemden sesleniyor. Bir kurgunun anlatıcısı olarak konuşmuyor. Dilin anlatım biçimlerini, biçimsel alışkanlıklarını kullanma teknikleriyle belirlenmiş insan zihninin özne ayrışmasına uğramış düşleminden uyanışının bir dramatiği olarak okunabilir. Herakleitos'dan Parmenides'e, Platon'a, Hint ve Çin felsefelerinin (Buda, Zen) özne nesne ayrışmasına uğramış zihnin sanı (doksa) yapılanmalarından çözünebilmeyi insanın düşünsel olgunlaşmasının nihai hedefi olarak sezmiş bir insanın dramatiği Sokrates'inkine benzemek zorunda olmasa da dramatik bir iç benzerliği hep paylaşır. Sanılarla belirlenmiş insanın kültür ve tarihsel bağlamında hakikat sezgisinin uyanışının bir kaderi, dramatik açılımı sözkonusu bu metinlerde. Hakikat sorununun merkez olduğu bir anlatıda yazarın, okurun metinle, düşünle ilişkisi de problematiktir. "Yazar", "okur", "metin", "roman", "deneme", "dil". . .

Artık bu kavramların yerleşik anlamları üzerinden seslenmez insan duyarlığına. Hakikat sezgisinin ifadesine dolayım oluşturan bir metinde bu ayrımlar birbirine dönüşen ve birbirini dönüştüren bir ortam oluşturur, çağrıyla karşılığın içinde birlikte yankılandığı. . .

Edebiyatın hakikat duyarlığından kopmadığı bir metinde kendini gösteren değerleri, konvansiyonel, biçimsel değer ölçütleriyle ölçülemez.

- Erkut Sezgin (İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: