Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
NEHİRDE (  )
Nehirde
Yorumları oku
%35 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 168
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 27,78 TL
İndirimli Fiyatı
: 18,06 TL
Kazanılan Puan
: 54 NP
Barkod
: 9786055302788
Basım Yılı
: Mart 2016
Ürünün Tanıtımı

2011 yılından bu yana yayın programında felsefe, psikoloji, mitoloji gibi alanlarda eserlere yer veren Pinhan Yayıncılık, çizgisini zenginleştirerek yepyeni bir edebiyat dizisi başlatıyor!


Dizinin ilk kitabı Nehirde, Arjantin’in en iyi nesir yazarlarından Haroldo Conti’nin 1962 yılında kaleme aldığı ilk roman olmasının yanı sıra 20. yüzyıl Güney Amerika edebiyatının en önemli klasikleri arasında sayılmaktadır.


1976’da Arjantin’de askeri cunta tarafından tutuklanana dek Conti, üç roman ve birçok öykü kaleme almış ve Casa de las Américas başta olmak üzere pek çok edebiyat ödülüne değer görülmüştür. Haroldo Conti’nin adı gözaltında kaybolanlar listesinde yer almaktadır.


 “Conti, Arjantin’in en iyi yazarlarından biri.“


- Gabriel García Márquez


“Haroldo Conti bir nehir, adaları kucaklayan dereleri ile bir delta. Onun edebiyatı, ötekilerin yalnızlığına odaklanıyor ve tıpkı nehrin yaptığı gibi onları içtenlikle kucaklıyor.“


- Eduardo Galeano


“Conti’nin Paraná Deltası masalında sanki Hemingway ile Camus buluşuyor.“


- Melissa Harrison, Financial Times


Bütün bir mevsim boyunca Boga ile İhtiyar, Paraná Deltası’nın sığ kumluklarında birlikte çalışarak kestikleri sazları pazardaki sepetçilere satarak geçinirler.
Ne Boga, ne de İhtiyar gereğinden fazla konuşur, buna rağmen birbirlerini çok iyi anlarlar.


Arkadaşı ve işvereni olan İhtiyar’ın “zamanı gelince“ ölmesinin ardından Boga, her zaman arzuladığının bilincine vardığı hayatı yaşamak üzere hiçbir plan yapmadan, eski bir kayıkla, yalnız başına nehre açılır.


“Hayat, nehir gibi üzerinden akıp geçiyordu. Acı ve zevk beklenmedik bir şekilde birbirini izliyordu; biri öbürünü getiriyordu, her şey diğerini getiriyordu. Öyle ki iyi bakılırsa temelde her şey birdi; sonu gelmez bir şekilde akan karanlık ve taşkın bir su. O, her şeyi kabul ediyordu, bir nevi her şey kendisiydi. Hiçbir şeye isyan etmesi ya da hayatı, nehri en ufak ölçüde bile zorlaması mümkün değildi.“