Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
KONSTANTİN’İN HALEFLERİ İSTANBUL RUMLARI (  )
Konstantin’in Halefleri İstanbul Rumları
KONSTANTİN’İN HALEFLERİ İSTANBUL RUMLARI (  )
Barkod
: 9786054959402
Basım Yılı
: Mart 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 152
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-7 iş günü temin
%23 İNDİRİM
Liste Fiyatı
24,00
İndirimli Fiyatı
18,48
Kazanılan Puan
55 NP
Kategoriler
Bu ürünü 433 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Kadim Konstantiniyye’den bir yaşam öyküsüdür. Asırların düğüm düğüm eklenerek dün ile bugün arasında her daim iz bırakmışların sesi izidir. Altınboynuz manzaralı saraylarda dünyayı yönetmiş olan Bizans imparator ve imparatoriçelerinin aynı lisanı konuşmuş halkının aynasıdır. Roma’nın ve Osmanlı’nın tebaası Rumlar. Konstantin’in halefleri iken, Karadeniz’in ve İstanbul’un Rumları haline gelenlerin, terk edenlerin ya da terk ettirilenlerin nasıl bu duruma düştüklerinin trajik hikayesidir bu. Ortak İmparatorluk rüyasının kabusa dönüşünün Rum dilinden anlatımıdır bu.

Bu coğrafyaya ad verip her metrekare de iz bırakıp yurdundan uzaklaşmanın acısını yaşayanların hasretidir bu okunanlar. Onlar suda balık gibi kayıklara doluşup gidenlerdir ve onlarla beraber karşı kıyıdan gönderilen Gülcemal vapuruna binen gözleri görenlerdir. Öyle tarifi mümkün olmayan acılar yaşadılar ki, kaçmak göçmek bile bazen yeterli olmadı. Ölmek gerekirdi. . .

Sürgünler, 6-7 Eylül yağmalamaları; yürek dağlayan vatan hasretleri, toprak kokusu, çocukluk anıları, arkadaşları, benzer şekilde kendi toprağında yabancı olmak.

Rembetiko’nun Anadolu makamlı hasret şarkılarının yazıya dönüşümüdür bu kitap. Her daim çocukluk anılarında sabah ezanı tınısında ve çan sesi temposunda yaşanmış zeytin ağaçları altında uzun beyaz örtülü masalardaki güzellemelerin aziz hatıratıdır.

“Biz yaşadık siz yaşamayın. . .

Halkları yok sayan kapıyı kapatın, yoksa yarın çıkacak olan yüreğiniz olmasın” diyenlerin sesine kulak verelim. . .

Almanya’da, İstanbul’un büyülü kokusuyla yaşamını sürdüren bu yaşlı çınarın tarihe tanıklık etmiş; uzun mektubudur. Dallanıp budaklandı ve çınarın kökleri çok derinlerde kaldı. Gövdesine onca kuş kondu geldi ve geçti. Düzen göç devridir. Geriye kalan ruha sinen hatıralar. Dokunun bu çınara ve kulak verin, derinlerden size fısıldadığı hatıralara. Evet bu bir hatıra sahnesidir. Çınar gövdesinde bir müştemilattır mekanımız. Sahnede bir Rum. Anlatadursun olup bitenleri siz
dinleyin. Evvel zaman içinde Konstantiniyye’de…

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: