Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
KLASİK OSMANLI ÇAĞINDA ( TARİH MEŞRUİYET VE RÜYA )
Klasik Osmanlı Çağında
KLASİK OSMANLI ÇAĞINDA ( TARİH MEŞRUİYET VE RÜYA )
Barkod
: 9786055262099
Basım Yılı
: Haziran 2015
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 312
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%32 İNDİRİM
Liste Fiyatı
25,00
İndirimli Fiyatı
17,00
Kazanılan Puan
51 NP
Bu kitabı 2,83 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 163 kişi görüntüledi.

Tarihin iktidar adına araçsallaştırılmasında iktidarın varlık ve devamlılık dinamikleri etkili olmuştur. Bilindiği üzere iktidarların varlıkları ve devamlılıkları güçten ziyade yönetilenlerin itaatlerini sağlayıcı, bağlılık oluşturucu düşüncelerin ve inançların varlığıyla ilgilidir. Bu ilgi, inancı ve ideolojiyi egemenliğin güçlü araçları olarak öne çıkarmıştır. Böyle olduğu için siyasi iktidar sahipleri, somut güç dinamiklerinin teşkili kadar, hatta ondan çok daha fazla, egemenliklerinin haklılığı konusunda yönetilenleri ikna edici ideolojiler oluşturmaya çalışmışlardır. En genel anlamda muktedirler için meşruiyet temel bir ihtiyaç olarak kalmıştır. Siyasal iktidarlar meşruiyetlerini temin etmek için bazı vasıtalara başvurmak eğiliminde olmuşlardır. Tanrı tarafından seçilmişlik, soyca asillik, ilahî ya da dinî misyon yaygın olarak kullanılan meşruiyet sağlayıcı dinamiklerdir. Tarihî ve toplumsal koşullara bağlı olarak meşruiyet kaynaklarından biri veya bir kaçı öne çıkarılmaktadır. Nitekim rakip egemenlik iddialarının dayanakları vurgulanacak iktidar biçiminin belirlenmesinde etkili olmaktadır. Mevcut hâkimiyet söyleminin toplumsal anlamda makbul tutumlar ve davranışlar üzerine bina olunması, toplumsal değişime bağlı olarak işlevselliğinin azalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla meşruiyet argümanları yükselen toplumsal değerlere bağlı olarak yeniden üretilmelidir. Toplumsal değişimin temel toplumsal kurumları işlevsiz kılacak boyutta olduğu durumlarda ise yeni koşullara uygun bir egemenlik şekline ve bu egemenlik kullanımını haklı kılıcı ideolojik söyleme ihtiyaç duyulmaktadır. Burada değişmeyen hâkimiyetin güç karşısında boyun eğmeyle sınırlandırılmamasıdır. Gücün bağlılık oluşturucu işlevi inkâr edilemezse de toplumsal ve siyasi boyun eğişin büyük kısmının iknaya ve rızaya dayandığı açıktır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: