Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
KILGISAL USUN ELEŞTİRİSİ (  )
Kılgısal Usun Eleştirisi
KILGISAL USUN ELEŞTİRİSİ (  )
Barkod
: 9789753970945
Basım Yılı
: Ocak 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 216
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
58,00
İndirimli Fiyatı
43,50
Kazanılan Puan
131 NP
Bu kitabı 7,25 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 696 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

1788’de yayımlanan Kılgısal Usun Eleştirisi Kant’ın (1724-1801) üç eleştirisinden ikincisidir, Arı Usun Eleştirisi’ni izler ve Yargı Yetisinin Eleştirisi tarafından izlenir. Daha önce yazılan Grundlegung zur Metaphysik der Sitten (1785; Töre Metafiziğinin Temelleri) ikinci eleştiri ile aynı konuları ele alır. Bir 1797 çalışması olan Die Metaphysik der Sitten (Töre Metafiziği) ise Tüze Öğretisini ve Erdem Öğretisini ele alır.

Kant’ın Eleştirileri kendi bilincinin “arı us, ” “kılgısal us” ve “yargı yetisi” olarak gördüğü şeyler ile bir karşılaştırmasıdır. Ve kuramsal us, arı us durumunda bu karşılaştırma arı usun bilişsel işlevinin Kant’ın kendisi tarafından bir yoklaması iken (ya da, Hegel’in belirttiği gibi, usun kendisine bir bilgi kuramı, bir epistemoloji sağlama ve böylece bir “bilmeden önce bilme” girişimi iken), kılgısal us durumunda yapılması gereken şey ona bir ahlaksal yasa, dahası bir “en yüksek ahlaksal yasa” formüle etmektir.

Kant bu ikinci Eleştirisinde ‘kılgısal us’ adını verdiği istenci ele alır ve felsefenin istenç ile ilgili probleminin istence kendini belirlemede yardım etmek olduğunu düşünür. Bütün bir çalışmada, istenç belirlenimleri olarak Hak, Ahlak ve Etik alanlarının kavramsal çözümlemesi yerine, bir ahlakçılık ve öğütçülük kaygısı vardır: “En yüksek” ahlaksal yasayı ilk kez insanlığa kazandırmak. Kant bütün “arı kılgısal usu” yalnızca ahlak kavramına doğru yoğunlaştırarak, insanlığa moral olmanın gizini açıklamayı ister ve bunu “tüm bakımlardan iyi olan biricik istenç olarak arı istenç” ya da “arı kılgısal us” gibi bir belirlenimsizlikten bir kategorik imperativ, bir “en yüksek” ahlaksal yasa gibi bir başka belirlenimsizlik türeterek yapar. Ama, Kant’ın dikkatinden kaçsa da, duyunç belirli olarak iyi ve doğru olanı çıkarsamaz: Yalnızca neyin iyi ve doğru olduğunu yargılar. Kant eylem için salt “ödev uğuruna ödev” soyutlamasını güdü olarak ileri sürer ki gerçekte “arılığından” ötürü bir güdü değildir, ve eğer bir aklama aracı olarak, moral değerin kaynağı olarak kullanılacaksa, pekala en duyunçsuz edimlerin bile aklanmasına hizmet edebilir. İnsanın ussallığı duyuncun iyi olanı doğrulamasında yatar, ama bundan duyuncun onayladığı her eylemin, bir ödev damgası basılan her ödevin gerçekten iyi olduğu sonucu çıkmaz.

Kant ahlakı istencin isteğe karşı direnmesine indekslediği için, ahlaksal değerinin bu gerilimin yeğinliği ile doğru orantılı olduğu sonucunu çıkarır. Buna göre insanın doğal isteklerinin duyunç ile uyumu, duygunun ve usun uyumu, paradoksal olarak, ahlakın gerçekliği değil ama ahlakın sonudur. Ya da, Kant’a göre ahlak istenç ve istek arasındaki çelişkinin işlevi olduğuna göre, ahlakın olması çelişkinin sürmesine, e. d. ahlaksızlığa, gerçek ahlakın sonsuza dek bir öte-yan olarak kalmasına bağlıdır. Buna göre istenç moral ereğine ancak sonsuz ilerlemede ulaşabilir. Başka bir deyişle, eleştirel felsefeye göre insan zamanda varolan moral bir varlık olamaz.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: