Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
KENT BİZİM ( 1970’LERDEN GÜNÜMÜZE AVRUPA’DA İŞGALEVCİLİK VE OTONOM HAREKETLER )
Kent Bizim
KENT BİZİM ( 1970’LERDEN GÜNÜMÜZE AVRUPA’DA İŞGALEVCİLİK VE OTONOM HAREKETLER )
Barkod
: 9786054820368
Basım Yılı
: Mayıs 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 384
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%22 İNDİRİM
Liste Fiyatı
34,90
İndirimli Fiyatı
27,22
Kazanılan Puan
82 NP
Bu kitabı 4,54 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 277 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme, ezme, yerinden etme, yaşanamaz hale getirme vb. karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi, kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır. Ezilenlerin özgürlük, kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü, H. H. Korkmazgil’in “Bir yanımız yaprak döker, bir yanımız bahar bahçe” dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır. Ancak şairin sözünü ettiği bir “çıldırtan denge” durumunda değildir kent. Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır. Uygar, yerleşik, eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı, cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde, alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır. Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar; kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi, bazen işgalevcilik, bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır.


Bugünlerde 3. yaşı kutlanan Gezi’nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı. Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil, aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti. Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite; İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu. Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı, cinsiyetçi, homofobik, ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1, 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler.


Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin, Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur başkentlerinin yanı sıra, Poznan ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve Avrupa’daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor. Her bölüm bir kente odaklanarak, fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde, o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve analizini sunuyor. Bölümler, bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor. Dahası, bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki, nesiller arası dönüşümler, çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor.


Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu gibi, işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma açıyor. Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor ve edecek. Ve hala ilk günkü kadar gerçek: Reddet! İşgal et! Yeniden inşa et!

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: