Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
KARO KIZI ( ALBERTA ÜÇLEMESİ 1 )
Karo Kızı Alberta Üçlemesi 1
%24 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 655
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 44,54 TL
İndirimli Fiyatı
: 33,85 TL
Kazanılan Puan
: 102 NP
Barkod
: 9786051805252
Basım Yılı
: Kasım 2016
Kategoriler
Ürünün Tanıtımı

Bir hayal uğruna, bir ’dünya’ değişti;


Pek uzaklardaki bir ıssız galaksinin merkezlerinde, Adalberta diye bir gezegen hayal ettim; öyle bir yerdi ki, üzerinde yaşayanların ’gece’den anladıkları, biricik yıldızları Aldebaran’ın onları hiç terk etmeyen ışığının, sabah’a dek azalıp, buruşup büzülmesinden ibaretti.


Halklar, yılı 10 aya, ayı 10 haftaya, haftayı 10 güne, günü 10 saate, saati 100 dakikaya, dakikayı 100 saniyeye, saniyeyi 100 saliseye, 33 harflik bir alfabeyle ayırmak suretiyle mevcutlardı. Ve zamanı ölçmeye bile cüret eden bu varlıkların en önemli kusurları, önce ’ölümlü’, sonra ’insan’ olmaktı – o kadar ki, taptıkları Tek bir kadına, Tanrıça’larına bile, yeri geldi isyan ettiler, yeri geldi boyun eğdiler. Velhasıl, ondalık sisteme kafa yormalarının sebebi de, Tanrıça’larının yarattığı doğaya, ömürlerine karşı galip gelememeleriydi. . .


Koskoca bir okyanusun çepeçevre kucakladığı tek bir sahanlıktaki tek bir kıtada hayat bulan iki Kraliçeliğe göreydi her şey.


Aynıya yakın boylamlar üzerinde kurulmuş iki başkentin arasındaki akıl almaz mesafeyle belirlenen mevsimlerde, kadınların, diğer cinse, ‘erkeklere’ karşı, ilahî, hukukî, fiilî ve tabii imtiyazları göze çarpacaktı oraya her baktığımda. Çünkü erkekler, doğmaya ettikleri lanetleri, sürdükleri aciz yaşamla pişirip yemekten semirmiş; kadınlar ise, gökte fazlaca yalın kaldıklarını düşünürken,


Tanrıça’larıyla şereflendirilmişlerdi. . .


Kafalarını kaldırıp izleyecek başka bir yıldız bulamazlardı semalarında; zira, o iri füruc, evren boyunca, bomboştu:


Ben gelmesem, Tanrıça’larının oyun bahçesinde, yapayalnız kalacaklardı…