Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
KANT’IN ŞEMSİYESİ ( KANT’IN TEORİK FELSEFESİ ÜZERİNE YAZILAR )
Kant’ın Şemsiyesi
KANT’IN ŞEMSİYESİ ( KANT’IN TEORİK FELSEFESİ ÜZERİNE YAZILAR )
Barkod
: 9789750843426
Basım Yılı
: Eylül 2018
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 260
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%40 İNDİRİM
Liste Fiyatı
23,15
İndirimli Fiyatı
13,89
Kazanılan Puan
42 NP
Bu kitabı 2,32 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 306 kişi görüntüledi.

Düşünmenin tarihi içinde Kant’ın konumu istisnaidir. Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş, büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş, o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş, yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş, sonuç olarak en genel anlamda varlığı, varolanları, doğayı, Tanrı’yı, insanı “görme” biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir.


Kant’ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki “görme” biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır. Bu iki büyük düşünür, hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce, duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki, kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı, varolanları, Tanrı’yı, insanı, insanın yönelimini, ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir. Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır.


1781’de Saf Aklın Eleştirisi’nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış, varlığın, varolanların, Tanrı’nın, insanın, ahlâkın, insanlar arası ilişkilerin yeni bir “ışık”altında görülmesini sağlamıştır. Kant’ın, “zaman”ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak, “ben”in veya “ben”in zihninin bir formu olarak konumlandırması, tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir. Bu aynı zamanda, kendinde, aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir. İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki, artık transandantal hakikatten söz ediyoruz, aşkın, insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır. Kant’ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu, ahlâkın yegâne dayanağının insan olması, ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır. Böylelikle siyasetin, hukukun ve tarihin de yeni bir “ışık”la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: