Tükendi
KAPAT
Değerli Müşterimiz;

Yoğunluktan kaynaklı telefonlarımızda uzun süreli beklemeler yaşanabilmektedir.

info@nobelkitap.com mail adresimizden bize ulaşabilirsiniz.

Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
KALPLE KARIŞIK YAĞMURLU (  )
Kalple Karışık Yağmurlu
KALPLE KARIŞIK YAĞMURLU (  )
Barkod
: 9786051485225
Basım Yılı
: Mart 2015
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 210
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%32 İNDİRİM
Liste Fiyatı
16,67
İndirimli Fiyatı
11,34
Kazanılan Puan
34 NP
Bu kitabı 1,89 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Kategoriler
Bu ürünü 278 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Her gün olduğu gibi o gün de gözlerimi bulanık şekilde açtım görülesi duruluktaki, ağlanası sululuktaki dünyaya. Her gün olduğundan farklı şekilde bulutlar yağdırmadı nurunu, güneş aydınlatmadı gözümü, tabiat denen hatun ne zaman tuttu ki sözünü? Melek kadın saklandı, göstermedi yüzünü, geceden biriktirdiği bir kova hüznü üzerime döktü. Bazen olmaz mı öyle? Ölümüne dolup taşar da ayakta kalmaz mı gözler? Dile gelir de yorulmadan dinlenmek ister ve soluklanıp susmaz mı sözler? Süzüle süzüle değil de gizli saklı dökülmez mi yaşlar?

Gözlerimi ovuşturmama bile izin vermeden ’gel’ dediler. “Nereye?” dedim, söylemediler. Tutup kolumdan ucu boş olan, seneye giyilesi ayakkabılarımın içindeki küçücük ayaklarımı sürüye sürüye götürdüler. Vardığımızda boyu yüksek insanların arasındaki en alçak gönüllü ve en alçak boylu olan ben, ne yapabileceğim konusunda akılsız, bana ne olacağı konusunda fikirsiz, duygularımın her biri bertaraf olmuş şekilde tarifsiz beklerken olacaklardan habersiz “Bak!” dediler, “Artık büyü, artık yalnızsın, artık korkmalısın, artık yarımsın. ” “Ne diyorsunuz?” dedim, saklanmışcasına maskeli, duyguluymuşcasına oyunlu kalabalığa. Çekildiler kenara, açtılar yolumu ve adımladım görmek istemediğim yolun sonunu. Sonunu bilmediğin bir yola girmenin bedeli kaybolmaktır. Maalesef ki bu bedeli ben sekiz yaşında ödemeye başladım.

Kaybolmamın üzerinden on beş yıl geçmişti, yaram derin, etraf sessiz ve kalbim hala kimsesizdi. Düşler ülkesinin tek düşsüz düşkünü, yolunu kaybetmiş seyyahların en şaşkını olan ben, birden düşünebileceğimden fazla düş kurmaya başladım. Sebep mi? Sebep, içinde gizli bir bahar saklayan saklı bir güz, gökkuşağından çalıntı, gökyüzünden alıntı bir çift yeşil göz, uyukladığında başını yaslayabileceğin bir diz, bir dolu tatlı söz.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: