Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
İSLAM DÜŞÜNCESİNİN SİYASAL UFKU (  )
İslam Düşüncesinin Siyasal Ufku
İSLAM DÜŞÜNCESİNİN SİYASAL UFKU (  )
Barkod
: 9789754707403
Basım Yılı
:
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 296
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%27 İNDİRİM
Liste Fiyatı
35,50
İndirimli Fiyatı
25,92
Kazanılan Puan
78 NP
Bu kitabı 4,32 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 164 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Modernizmin yaşadığı değer ve anlam krizini çözme çabası içinde, 20. yüzyılın son yarısı, postmodern düşüncenin de “teşvikiyle” dinî kaynaklı siyasal kavrayışlara zemin hazırladı. Siyasal İslâmcı düşünürler, İslâm’ın tabiatı icabı siyasal bir karaktere sahip olduğunu ve din ile devlet arasında zorunlu bir ilişkiyi talep ettiğini ileri sürdüler. Siyasal İslâmcılık ve çağdaş İslâm teolojileri, esasen Ortaçağ İslâm dünyasının fikriyatına referans veriyorlar. Gerçekten de söz konusu düşünce ve tezlerin derinlikli bir değerlendirmesi, Ortaçağ İslâm düşüncesinin analizini gerektiriyor. Zerrin Kurtoğlu’nun berrak bir dille yazılmış eseri, Ortaçağ İslâm dünyasındaki din-felsefe ilişkilerini siyaset sorunu açısından ele alarak bu ihtiyaca cevap veriyor. İslâm düşüncesinin bu parlak döneminde (Farabi, Gazali ve İbn Rüşd’de) din ile felsefe arasındaki “kronik” gerilimi ve bu gerilimin siyasal alandaki tezahürünü inceleyen Kurtoğlu, siyaseti yönetime (yönetim oyununa) indirgeyen bir geleneğe dikkat çekiyor. Siyasetin özerk alanının iptali pahasına, ahlâk ile siyasalın özdeşleştirilmesi pahasına yürüyen bir gelenek. . .

İslâm felsefesinin bu geleneği siyaseti tamamen boğar, imkânsızlaştırır mı? Yoksa bu felsefenin siyasete -belki tabiyet derecesinde- bağlılığı, -akla değil ama!- kanılara, retoriğe verdiği önem, siyasal alanın özgüllüğüne bir fırsat açar mı? Her halükârda, İslâm-siyaset ilişkisine, akla ve iktidara ilişkin sorunların Vahiy’de değil, İslâm felsefesinde aranması gerekiyor.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: