Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
İSLAM DÜŞÜNCESİNİN İKİ KURUCU ÖNDERİ İMAM EBU HANİFE VE VASIL BİN ATA ( İTİKADİ VE SİYASİ GÖRÜŞLERİ )
İslam Düşüncesinin İki Kurucu Önderi İmam Ebu Hanife ve Vasıl Bin Ata
İSLAM DÜŞÜNCESİNİN İKİ KURUCU ÖNDERİ İMAM EBU HANİFE VE VASIL BİN ATA ( İTİKADİ VE SİYASİ GÖRÜŞLERİ )
Barkod
: 9786055378431
Basım Yılı
: 2012
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 269
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%35 İNDİRİM
Liste Fiyatı
27,00
İndirimli Fiyatı
17,55
Kazanılan Puan
53 NP
Bu kitabı 2,93 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 227 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

İslâm düşünce tarihinde Müslümanlar arasında ilk büyük ayrılık hareketini başlatan Hâricîlerin ortaya attığı ilk Kelâm problemi, büyük günah sahibinin kâfir kabul edilmesi (tekfir) ve bu kimse tövbe etmeden ölürse Cehennem’de sonsuz olarak/ebedî kalacağı iddiasıdır. Hâricî guruplarının kendi görüşleri dışındaki herkesi tekfir ederek Cehennemlik ilan etmesinin yankıları o dönemin büyük kentlerinden Kûfe, Basra, Medine ve Şam başta olmak üzere bir çok yerde Müslümanlar arasında hararetle tartışılıyordu. Bu konuda birbirinden farklı siyâsal ve dinsel argumanlar kullanılması, yeni düşünce ekollerinin ortaya çıkmasına neden oluyordu. Bu arada “imâmet sorunu“ yüzünden yani Müslümanların başına kimin geçmesi gerektiğine dair tartışmalar nedeniyle Müslümanlar arasında çok erken dönemde ortaya çıkan iki iç savaş (Cemel ve Sıffîn), bunun ardından da Hâricîlerle yapılan savaşlar, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehid edilmesi ve Abdullah b. Zübeyr’in isyanının Mekke’de bastırılması sırasında yaşanan acı olaylarda binlerce Müslüman ölmüş; kan ve göz yaşları adeta sele dönmüştü. İşte Müslümanlar arasında insanın kaderi ve irâde özgürlüğü sorunu da bu acı olaylar sırasında ve akabinde gündeme gelmiş ve sorgulanmaya başlamıştı. Böyle durumlarda Müslümanların teolojik olarak konuyu öncelikle kendi aralarında tartışmalarından daha tabii ne olabilirdi? Dolayısıyla ortada sanki hiçbir sorun yokmuş da kader problemi Müslümanlara dışarıdan girmiştir gibi peşin bir yargıya varmak, Müslümanlar arasında bütün bu olup bitenleri görmezden gelmek değil de nedir? Bu ilk teolojik problemlerin yanısıra, aslında bütün bunların arka planında yer alan “Müslüman topluma/devlete yöneticinin (imâmın/halifenin) kim olması gerektiği“ gibi konular da guruplar arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor ve her gurup da kendi siyâsal görüşüyle bağlantılı olarak kendi akâidini oluşturuyordu. İşte o dönemdeki bu tartışmaların merkezinde iki önemli İslâm bilgini vardır: Birisi Sünnîliğin Ehl-i Re’y diye bilinen kolunun en önemli temsilcisi İmâm A’zâm Ebû Hanîfe Nu’mân b. Sâbit, diğeri Mu’tezile hareketinin kurucusu kabul edilen Vâsıl b. Atâ el-Ğazzâl.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: