Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
İLKÇAĞ FELSEFE TARİHİ 1 ( SOKRATES ÖNCESİ YUNAN FELSEFESİ )
İlkçağ Felsefe Tarihi 1
İLKÇAĞ FELSEFE TARİHİ 1 ( SOKRATES ÖNCESİ YUNAN FELSEFESİ )
Barkod
: 9789756176603
Basım Yılı
: Şubat 2020
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 16 x 23 (cm)
Sayfa Sayısı
: 376
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 3 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
48,00
İndirimli Fiyatı
36,00
Kazanılan Puan
108 NP
Bu kitabı 6,00 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 464 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Yunan felsefesi ve buna dayanarak biçimlenen düşüncenin insanlık tarihine yaptığı en büyük katkı “zihnin keşfedilmesi”dir. Bu “keşfin” sonucunda oluşan düşünceleri, onları temsil eden filozofları, kuramlarını ve bunların arkalarında yatan sistematik yöntemleri bilmeden ilkçağ felsefesinin doğru bir biçimde kavranamayacağı açık bir gerçektir. İşte buradan hareketle beş ciltlik bu eserin yazar› Prof. Dr. Ahmet Arslan kitaı› yazarken izlemeye çalıştığı yöntemin “filozofların kendi eserlerine, birincil kaynaklara dayanmak” olduğunu ve böylelikle okurun “filozofun metniyle doğrudan karşılaşma” imkânına sahip olacağını dile getiriyor.

Ahmet Arslan İlkçağ Felsefe Tarihi’nin Sokrates öncesi Yunan felsefesinin konu edildiği ilk cildinde, Yunan felsefesinin ortaya çıkışını, gelişimini ve Thales’ten Demokritos’a kadar belli başlı temsilcilerinin düşüncelerini ele alıyor. Yazar ikinci ciltte ise Sofistlerden başlayarak Sokrates ve Platon’u; üçüncü ciltte tek başına Aristoteles’i; dördüncü ciltte Hellenistik ve Roma Dönemi felsefesini ve beşinci ciltte ise Ortaçağ Felsefe Tarihi adı altında Ortaçağda biçimlenen İslâm felsefesini incelemektedir. “Söylendiğine göre bu ilim [felsefe] eskiden Irak halkı olan Keldaniler arasında mevcuttu. Onlardan Mısır halkına geçmiş, oradan Yunanlılara intikal etmiş, Süryaniler ve daha sonra Araplar’a geçinceye kadar onlarda kalmıştır. Bu ilmin içerdiği herşey Yunan dilinde, daha sonra Süryanicede, nihayet Arapçada ifade edilmiştir. Bu ilme sahip olan Yunanlılar onu hakiki hikmet ve en yüksek hikmet diye adlandırmışlar ve onun elde edilmesine ilim, onunla ilgili zihin durumuna ise felsefe derlerdi. Bununla en yüksek hikmeti arama ve sevmeyi kastederlerdi. Onu elde edene filozof derler ve bununla da en yüksek hikmeti seven ve onu arayan› kastederlerdi. Onlar en yüksek hikmetin kuvve halinde bütün erdemleri içerdiğine inanırlar ve onu ilimlerin ilmi, ilimlerin anası, hikmetlerin hikmeti ve sanatların sanatı diye adlandırırlardı. Bununla da bütün sanatları içine alan sanatı, bütün erdemleri içine alan erdemi, bütün hikmetleri içine alan hikmeti kastederlerdi. ” Farabi, Tahsîlus-Sa’âda

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: