Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
HİLAL GÖRÜNÜNCE (  )
Hilal Görününce
HİLAL GÖRÜNÜNCE (  )
Barkod
: 9789754371161
Basım Yılı
:
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 432
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-4 iş günü temin
%26 İNDİRİM
Liste Fiyatı
19,44
İndirimli Fiyatı
14,39
Kazanılan Puan
43 NP
Bu ürünü 711 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Sevinç Çokumun 1980le 1983 yılları arasında yazdığı bu roman, Türk dünyasının Kırımla ilgili bir dilimin ele almıştır. 18531856 Kırım Savaşı münasebetiyle Osmanlı Kırım yakınlaşması sırasında, Nizam Beyin kendi toprağına tutunma çabasının işlendiği romana Kırım Türk Tatarlarına has renkli örf ve adetlerin hâkim olduğunu görmekteyiz Nizam Beyle birlikte eserin diğer kişileri Arslan ve Giray Beyler, Şirin Gelin, romana özgün bir tad katan anlatıcı Felekzede Ârif Çelebi karakterlerinin güçlü çizgileri dikkat çekicidir. Kahramanların iç dünyalarının zenginlikleri, yazarın tarihi romanda olaydan bireye giden anlayışını ortaya koyar. Sevinç Çokumun yazarlığında belli bir noktaya ulaştığı Hilâl Görününce, Türk Edebiyatında önemli bir yeri doldurmaktadır. Salgır, gözlerini karanlığa dikmişti. Uzak sesleri dinliyordu. Yürüdü. Bir hicret kervanının son yolcusu gibi gövdesini akşamın karanlığı içinde sürükledi. Sanki uzaklardan onu çağıran Safa Beyin sesiydi. Yahut Arslanın Yoksa bozkır mıydı? Şafak sökerken Salgır Nehri kıyılarına varmıştı. Çatır Dağından doğan su durgundu. Yağmur bekliyordu. Adını aldığı bu nehirden su içti. Durup dinlendi. Sonra eski günlerdeki canlılığını yeniden bularak nehir boyunca yürüdü, koştu. Yaz güneşiyle kavrulmuş bozkırın kokusunu almağa başlamıştı. Doğduğu, bir tayken koştuğu bozkırın Kuzeydeki düzlüklere varınca, yürümeyi öğrendiği bu yerleri tanıdı. Başını göğe kaldırıp birkaç defa kişnedi. Sahibini çağırdı. Durup bekledi. Böylece bir gün daha geçti. Mor bir akşam daha indi. Çayırların alacalı renkleri sönüp geceye karşıtı. Salgır nalları aşındığı halde yine yürüyordu. O uçsuz bucaksız Deşt-i KıpçakdaYapayalnızdı.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: