Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
HAYAT BİR MACERA ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ANILARI (  )
Hayat Bir Macera Çocukluk ve Gençlik Anıları
HAYAT BİR MACERA ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ANILARI (  )
Barkod
: 9789758704040
Basım Yılı
:
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 20 (cm)
Sayfa Sayısı
: 176
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%25 İNDİRİM
Liste Fiyatı
9,00
İndirimli Fiyatı
6,75
Kazanılan Puan
20 NP
Bu kitabı 1,13 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 182 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Samet Ağaoğlu (1909-1982), düşünür ve siyaset adamı Ahmet Ağaoğlu’nun oğluydu. 1946’da Demokrat Parti’ye katıldı. Manisa Milletvekili oldu. Demokrat Parti’nin 1960’ta iktidardan düşürülmesiyle ömür boyu hapse mahkum edildi. 1964’te tahliye oldu. Siyasetçi kimliğinin yanında belki de asıl edebiyatçı kimliğiyle tanınan Ağaoğlu’nun 1930-1992 arasında birçok eseri yayınlandı. Çocukluk ve gençlik anıları ise ilk kez yayınlanıyor. Bu anılar bizi Osmanlının son, genç cumhuriyetin ilk yıllarının siyasetçilerine, askerlerine, edebiyatçılarına, sıradan insanlarına, daha da önemlisi o yılların ruh haline götürüyor. Bazen babası sürgüne gönderilmiş bir çocuğun duygularıyla karşılaşırız: “Babam Malta’ya götürüldükten hemen sonra Fuat Beylere [Köprülü] gece yatısına giderdik. Bu misafirliğin annem için özel önemi vardı. Sabaha karşı kalkar, aptes alırdı. Sonra benimle kuleye çıkar, evimizde hazırladığı ve içinde Hazreti Ali’den çocuklarının babalarını bir an önce göndermesini dileyen bir mektup konulmuş küçük şişeyi tam şafak ağarırken denize atarak güneş doğuncaya kadar dua ederdi. Şişe gölgeli suların dalgacıkları arasında uzaklaşırken onun bir gemi, bir balıkçı tarafından görülmeden koca denizi nasıl aşacağını düşünür, hayalimde ucu bucağı bulunmayan okyanuslarda yuvarlanıp giden bir şişe canlandırırdım. Dalgadan dalgaya kayan bir şişe ve içinde bir mektup. Kim bilir, belki Malta kıyılarına varır, yine kim bilir belki babam o kıyılarda gezerken onu görerek alır. İçindeki mektubu annemin yazdığını bilebilir miydi acaba?“ Bazen yakın tarihin daha önce duymadığımız bir ayrıntısına ulaşırız: “İttihat ve Terakki liderlerinden ve son nazırlarından meşhur Kara Kemal Ankara’ya gelmişti. Babamın eski ve yakın dostuydu. Belki bu sebeple Gazi, Kara Kemal’le ilk görüşmesini bir gece bizim evde ve yemekte yaptı. Ertesi sabah babam anneme Kara Kemal’in, Gazi’nin yeni partide beraber çalışma teklifini şu sözlerle kabul etmediğini anlattı: ’Paşam, biz devremizi bitirdik. Osmanlı İmparatorluğu kollarımız arasında göçtü. Siz memleketi kurtardınız, yeni devleti kurdunuz. Bana ve benim gibi İttihat ve Terakki’nin eski liderlerine düşen vazife, muvaffakiyetinize dua etmekten ibaret!’ Atatürk bu samimi sözlerden çok sevinmiş, büyük dostluk havası içinde ayrılmışlar. Bunun içindir ki babam Kemal Bey’in Atatürk’ü öldürmek istediğine hiçbir zaman inanmadı, hazin akıbetinden acı duydu. “


Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: