Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
GENİŞ MEZHEPLİYİM (  )
Geniş Mezhepliyim
%25 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 118
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 15,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 11,25 TL
Kazanılan Puan
: 27 NP
Barkod
: 9789755747309
Basım Yılı
: Kasım 2014
Ürünün Tanıtımı

En kısa tanımıyla mezhep, “din konusunda oluşmuş yorum ekolü” demektir. Bu noktadan baktığımızda hiçbir insanın bu bilgi ve düşünce üreten mezheplerden/yorumlardan uzak olması düşünülemez. Fakat şu iyi bilinmelidir ki, bir mezhebin yorumunu almakla, o yorumu din yapmak tamamen ayrı şeylerdir.


“Geniş Mezhepliyim” adlı çalışmamızın mezhep gerçeğini anlama noktasında az da olsa bir uyanışa vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyâz ediyorum. Mezheplere uymanın Kur’an’a ve Sünnet’e uymaktan başka bir şey olduğu izlenimini vermekten de Allah’a sığınıyorum. Hz. Peygamber, aldığı vahyi yaşayıp insân hayatına yansıtırken dînin evrenselliğine uygun bir biçimde, çeşitli kabul ve kanaatlere, değişik iklim ve şartlara göre yaşanabilir bir din algılanışına imkan sağlayacak esnekliklere kaynaklık etmiştir. Bu onun peygamberliğinin, özellikle son peygamber oluşunun zorunlu bir sonucudur.


Onun bu esneklik dolu uygulamalarının herhangi birini alarak “işte din budur” demek din yaşanabilirliğini yok etmek demektir. Bugün sünnî bir ülkede doğmuş bizler için belki bir mezhebi taklid etmemiz bir zorluk değildir. Ama dünya ölçeğinde düşündüğümüzde “taklide değil akıl aracılığıyla tahkike yönelik” eğitim almış farklı kültürdeki insanlara bu dini ulaştırmaya çalıştığımızda, Kur’an ve Hz. Peygamber’in sahîh hadîslerini okumak varken, bunların üzerine yeni bir îman umdesi gibi eklenen mezheplerin yorumlarını okumanın zorunluluğunu ve faziletini kabul ettirmeye çalışmak hiç de kolay değildir. Bu nedenle batıda İslam’ın güler yüzü ile tanışanların neden bunu mezheplerden yola çıkarak değil de, ehl-i tasavvufa yönelerek gerçekleştirdikleri üzerinde dikkatlice düşünülmelidir.