Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Kırtasiye
Makine
Makine
Makine
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ESKİ HİKAYE (  )
Eski Hikaye
ESKİ HİKAYE (  )
Barkod
: 9786056604393
Basım Yılı
: Mart 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 216
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%15 İNDİRİM
Liste Fiyatı
18,00
İndirimli Fiyatı
15,30
Kazanılan Puan
46 NP
Bu ürünü 404 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

Fatma Berna Yıldırım, Eski Hikâye’de, dört ayrı makaleyle mitoslara eğiliyor:
• Romantik Bir Mitos: Dilin Kökeni
• Bir Dey-i Müzeyyen: Kariye ve Meryem
• Altın Arığ Destanı: Bir Siyasi Dönüşümün Matematiği
• İnsanlar, vahşiler, evcil hayvanlar: ‘Depegöz’ hikâyesinin kalabalık halkı

Eski Hikâye’nin ana teması, denilebilir ki, mitosların melezliği:
“Mitosların ne zaman, nerede, ne şekilde karşımıza çıkacağı hiç belli olmaz. Bazen ağırbaşlı felsefe metinlerine katışıverir; bazen felsefeyi de yedeklerine alıp bir kilisenin tavanlarını, duvarlarını süsler; bazen bir halkın kendisine etik inşa ederken kullandığı ibretlik bir hikâyecikte belirir; bazen de cinsiyet bölüntüsünü kullanarak ideal siyasi yapılanmayı tarif eden bir destana yerleşirler.

Kitaptaki makaleler felsefede yuvalanmış dilin kökeni mitosundan başlıyor; Hıristiyanlığın anlatılarından fazlaca uzaklaşmadan Kariye bezemelerindeki Meryem paradoksuna varıyor; ardından diğer dişillik bilmecesine, Altın Arığ’ın siyasi evrenine geçiyor ve nihayet bir tepegöz mitosu çeşitlemesinde etiğe ait zorlu bir felsefi meselenin belirmesini tartışarak son buluyor. Bu sıralama, melezlenmeler arasında belirlenen bir güzergâhtır elbette: Düpedüz felsefe saydığımızın mitosla, düpedüz tavan duvar süslemesi saydığımızın felsefe ve mitosla, düpedüz destan saydığımızın siyasi yapıyla; düpedüz halk hikayesi saydığımızın felsefeyle ve hepsinin birden tarihle melezlenmesini art arda dizen bir güzergah. Ve tabii ki melezlenmeler arasında değer derecelemesi olamayacağı için, olası güzergâhlardan sadece biridir. ”

“Sohbetin koyulaştığı dost meclislerinde bazen şöyle bir şey olur: Topluluktan biri, az önce kendisinin anıştırdığı bir şey için, “eski hikaye, boş verin, ” der, en ketum sesiyle. . .

Ama gayet iyi biliriz, bir girizgâhtır bu, o hikaye anlatılacaktır, zaten kimse de “peki, boş verelim madem, ” demez.

Hikaye, anlatıcısının meşrebine göre dallanıp budaklanır, temel olgularından ayrılıp olmadık ayrıntılara sapar, olmadık yerlere varır, hatta bazen hiçbir yere varmaz; tabii karşılığında dinleyicilerin de arada bir kopup gitme hakları bakidir. Ayrıca, anlatma işinin doğası gereği hikaye, söze döküldüğü anda “eski” olmaktan çıkar hem anlatıcısı açısından hiçbir zaman düz anlamıyla “eski” olmamıştır ki.

Bu kitapta, yukarıdaki durumların hepsinin yaklaşık bir karşılığı mevcut. Ele alınan eski mi eski hikayeler çeşitli anlatıcılar tarafından binbir türlü sebeple, binbir benzemez bakışla anlatılmış, anlatılıyor. Bunlar arasına katışan bu kitap da, tabii ki, dost meclisinin hikayecisi gibi, kendi versiyonlarını anlatıyor. O anlatıcıdan belki yegane farkı, metodoloji konusunda düşündüklerini de hikayelerine katıştırması. Zaten en çok da hikayeleri nasıl doğru düzgün ele alabileceğini düşünürken olmadık ayrıntılara sapıyor. Haliyle okurunun arada bir metinlerden kopma hakkı baki kalıyor. Ve dost meclisinin anlatıcısı gibi bu kitap da hikayelerini kesinlikle “eskimiş” saymıyor. ”

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: