Tükendi
KAPAT
Değerli Müşterimiz;

Yoğunluktan kaynaklı telefonlarımızda uzun süreli beklemeler yaşanabilmektedir.

info@nobelkitap.com mail adresimizden bize ulaşabilirsiniz.

Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
EDEBİYAT BİLİMİ VE ELEŞTİRİ (  )
Edebiyat Bilimi ve Eleştiri
EDEBİYAT BİLİMİ VE ELEŞTİRİ (  )
Barkod
: 9799758274658
Basım Yılı
: Eylül 2003
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 256
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 3-5 iş günü temin
%20 İNDİRİM
Liste Fiyatı
30,00
İndirimli Fiyatı
24,00
Kazanılan Puan
72 NP
Bu kitabı 4,00 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 284 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

"Bakmak" ve "görmek" farklı eylemlerdir. "Görmek"te bir düşünmek, algılamak, anlamak, anlamlandırmak, kestirmek, görüşmek anlamları da var. Bir filmi görmek o filmi izlemek demektir, bakmak değil; "Fransa’yı gördüm" demek, "Fransa’yı gezdim" anlamını da içerir. Bir görüşe sahip olmak, bir düşüncenin sonucudur. Bakarsınız, ama göremeyebilirsiniz. Bir resme bakılır, ama bir resim okunabilir de. Bakmak gözün eylemi, okumak beynin eylemidir. Bir bebek bakar, ama görmez, görmeye başladığı andan itibaren algılamaya başlamış demektir. Bakmak, belki okumaya, düşünmeye açılan ilk penceredir. Okursunuz, ama anlamayabilirsiniz, çünkü bakmışsınızdır. Eleştiri de ciddî bir okuma, anlama ve değerlendirme edimidir. Okumak, bir dikkati, bir özveriyi gerektirir. Tersi durumunda okuyan, bakıp geçendir, ayaküstü "mâlumât" edinendir. Okumayı ciddi almadan ciddi bilgiler edinilemez. İnsanlar yüz yüze göz ile de, el ile de, gözleriyle de, gönül ile de iletişim kurabilir. Okuyucu/eleştirmen ise, bitmiş tükenmiş, iki kapak arasına sıkılaştırılmış sözceler karşısındadır. İnsan/yazar, kalbinden geçenlerle, kulaktan dolma "malumat"larla yargılanamaz. Ancak dil insanı ele verir. Öyleyse eleştirinin ilk ilkesi önce "dil"i, "söylem"i, "eylem"i gözlemek olacaktır. Bu yazarın görevi "yazmak"tır: Canının istediğini yazar, "keyfi" davranabilir. Ama okuyucu/eleştirmenin "keyiflilik" ve "ilkesizlik" gibi bir lüksü yoktur. Okuyucu/eleştirmen sövmek, övmek, "gagalamak" peşinde olamaz: Önce anlamak, sonra anlatmak, anlamlandırmak, değerlendirmek durumundadır.

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: