Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
DÜNYANIN NÜKLEERLE İMTİHANI - SOSYOLOJİK BİR YAKLAŞIM ( DÜNYANIN NÜKLEERLE İMTİHANI - SOSYOLOJİK BİR YAKLAŞIM )
DÜNYANIN NÜKLEERLE İMTİHANI - Sosyolojik Bir Yaklaşım DÜNYANIN NÜKLEERLE İMTİHANI - Sosyolojik Bir Yaklaşım
Yorumları oku
%19 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 16x23,5
Sayfa Sayısı
: 240
Cilt Durumu
: Ciltsiz
Boyut
: Normal Boy
Aynı gün kargo
(16:00'a kadar geçerli)
Liste Fiyatı
: 22,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 17,82 TL
Kazanılan Puan
: 53 NP
Barkod
: 9786057928955
Basım Yılı
: Mayıs 2019
Kategoriler
Ürünün Tanıtımı
Dünyanın nükleerle imtihanını; dünyada meydana gelen kazalar olarak değil nükleeri olmayan ülkelerin nasıl savunmasız kaldıkları bağlamından değerlendirmek daha doğru olacaktır.
“ABD’nin öncülüğünü üstlendiği uluslararası çabalar, İran’ın nükleer yetenek kazanmasını durdurmaya yetmezse, İsrail, askerî hamlede bulunacak”. “Hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamalarını sağlayacak değişiklikler yapılabilir”. İsrail İstihbarat Bakanı Israel Katz, 26.10.2017
İran, ABD ile ucube bir anlaşma (14 Temmuz 2015) imzalamış olmalı ki 08 Mayıs 2018’de ABD nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekildi. ABD tarafından şeytan üçgeninin bir köşesi olarak nitelendirilen İran, “büyük şeytan” olarak gördüğü ABD ile yaptığı anlaşmanın işe yaramadığını bir kez daha anlamış oldu.
Kuzey Kore’ye yönelik dış tehditler, kendisi dışında kimseye hesap vermeyen Kuzey Kore gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
P5+1 ülkelerinin İran’dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini askıya almasını istemesi, İran’ın şahsında tüm İslam dünyası üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturmaktadır. Bu bağlamda Türkiye, İran-ABD nükleer anlaşmasını “Kızım sana söylüyorum gelinim sen işit.” özlü sözü ile nitelendirmektedir.
Nükleer Karşıtı Platform’un Sinop’ta 24 Nisan 2016 tarihinde Çernobil nükleer kazasının yıldönümü nedeniyle düzenlediği mitingte, yaklaşık 444 nükleer reaktöre sahip gelişmiş ülkelerin nükleer santrallerden vazgeçtiğini belirtmesini ve “Yağma yok, değil üç nükleer santral yapmak, bir tanesinin bile inşaatına başlayamazlar, başlarlarsa bitiremezler, bitirseler bile çalıştıramazlar, kapattırırız.” söylemi 5+1’in söylemleriyle örtüşmektedir.
ABD ve AB, 1975 Kıbrıs harekâtı ve PKK ile mücadelede Türkiye’nin güvenlik bilicinde derin yaralar açmıştır. Bu nedenle nükleer teknoloji yatırımlarında Türkiye, silah ambargolarında olduğu gibi nükleer bir ambargoya maruz kalacağını aklında tutmaktadır.
Türkiye, doğusunda Ermenistan’ın, güneyinde İsrail’in, kuzeyinde Rusya’nın batısında ise Bulgaristan’ın sahip olduğu nükleer santraller ve merkezlerin bulunduğu bir nükleer çember içindedir.
İstanbul İkitelli’de bir hurdacıyı işleten Ilgaz kardeşlerin kendilerine hurda olarak satılan eski röntgen cihazlarının demir kütlesini çıkarmak isterken “Kobalt 60” isimli radyoaktif maddeye maruz kalmaları sonucunu Türkiye’nin nükleerle imtihanı olarak görenlerin Türkiye’de teröre verilen kurbanların sayısını bilmedikleri düşünülmektedir. Amerika ve Avrupa’da fonksiyonel yüzlerce ve inşaat hâlinde onlarca nükleer santral, bu ülkelere helal iken Türkiye’ye haram olarak gösterilmektedir.