Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
Ürünü İncele
ÇUKUROVA SILA BEN GURBET (  )
Çukurova Sıla Ben Gurbet
Yorumları oku
ÇUKUROVA SILA BEN GURBET (  )
%15 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 14 x 21 (cm)
Sayfa Sayısı
: 128
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 10,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 8,50 TL
Kazanılan Puan
: 26 NP
Barkod
: 9786059374224
Basım Yılı
: Aralık 2016
Ürünün Tanıtımı

On dördümde bir yaban çiçeğiydim, bir çekimlik taze gül kokusu. El değmedik bir damla berrak su sabah çiylerinden. Ürkek sarıasma; yuvasından uzak. Suya yenice düşmüş nilüfer; kurbağadan korkan. Asmasız koruk; er-mekten tedirgin. Bir tutam mavi ay ışığı; kırılgan. İnceden bir delikanlı; çakır, sarışın, dik baş. On dördümde bir gurbet ezgini Adana?da.


Gurbetçilikte tez büyürmüş insan, ben de hızla büyüyecektim. Daha gelir gelmez Tanrı?nın kaybedip Allah?ın kazandığını, Nihal Atsız?ın siyaset oyununda nasıl yandığını görecektim.


Keyiflenince “allöş”, su içer gibi “lan” ama illa ekmeği bölüşür gibi “gardaş” demeyi, tabla kebapçılarından yeşil liğime turunç sıkıp turşu sulu, “deneli” şalgamla kebap yemeyi, Pekçabuk?tan gömlek, Şahan?dan kundura giymeyi, İstiklal Mahallesi?yle Eskiistasyon?un yazlık sinemalarında “Bade” gazozu içip çekirdek çintmeyi, iponu, façayı, kelleyi, paçayı, Adana sokaklarında kızlara laf atılmayacağını, öfkesi ani “del?aanlı”lara kafa tutulmayacağını burnuma yediğim bir kafayla, barışmayı dövüştük-ten sonra içtiğimiz çayla, İnce Cumali?yi, Asfalt Rıza?yı, Garagatur Duran?ı, Kuruköprü?de şeker kamışı somurmayı, Lunapark?ta tek saçmayla Kent, Pallmall vurmayı, rakı içerken kaçıncı kadehte, hangi şarkıda, kimin şiirinde durmayı, yaban elde insanın harçlıksız kaldığını ve Adana?nın yollarının taşlık olduğunu; horoza “horuz”, bisiklete “teker” demeyi, Erkek Liseli iken maçlarda Kız Lisesi?ni desteklemeyi, Emirgan Çay Bahçesi?ni, Mavi Köşe?yi ve dizimin altına mendil serip kırk yıllık külhanbeyi gibi of çekmeyi öğrenecektim.


Kışlık Ünal, Çelik, Lüks, Asri, Erciyes sinemalarını, Alsaray?ın “Love Story” ile açılışını, Arzu?da “Emmanuelle”in dökülüp saçılışını görecektim. Bir gece yarısı Havuz Pavyon?un kapısında fedailere toslayınca az kalsın korkudan ölecektim.


Orhan Kemal?i, Yaşar Kemal?i, Muzaffer İzgü?yü, Demirtaş Ceyhun?u, Yılmaz Güney?i, Abidin Dino?yu, Yılmaz Duru?yu, Nihat Ziyalan?ı, İrfan Atasoy?u, Melek Görgün?ü, Bilal İnci?yi, baharda okulu kırıp Baraj?da çimmeyi, bici biciyi, elvan çeşit böcüğü, Halit Araboğ lu?nu, yeni yetme Müslüm Gürses?i, İzzet Altınmeşe?yi, Mahzuni Şerif?i tanıyacaktım. “İnce Memed” olacaktım “Apti Ağa”lara karşı, “Boynu Bükük Öldüler”le boyunların nasıl büküldüğünün ve yoksulların zorlu hayat fırtınasında hazan yaprağı gibi nasıl döküldüğünün, Karac?oğlan şiirinden Ercan Kont?un sesiyle kızların gözünde nasıl emmi olunduğunun ve makkapla sakalın nasıl yolunduğu-nun farkına varacaktım. “Sevda Yüklü Kervanlar”ı, “Bir Dilim Beyaz Peynir Yarım Şişe de Şarap”ı, “Amerika Katil Katil”i kişisel marşım sayacaktım.


Pansiyonda yan yana ranzalarda yatacaktım “hemşe-rim” Ramazan?la.
Aynı sırada oturacaktım Muhlis ve Aydın?la.
İlk şiir karalamalarım, ilk sevda yaralarım…

Bu ürünü 299 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: