Sepete Ekle
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
ÇIKMAZ SOKAĞIN LAMBASI ( AĞLAMACA ÖYKÜLER )
Çıkmaz Sokağın Lambası
ÇIKMAZ SOKAĞIN LAMBASI ( AĞLAMACA ÖYKÜLER )
Barkod
: 9786053237990
Basım Yılı
: Kasım 2016
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 132
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
%40 İNDİRİM
Liste Fiyatı
17,00
İndirimli Fiyatı
10,20
Kazanılan Puan
31 NP
Bu kitabı 1,70 ₺'den başlayan taksitlerle satın alabilirsiniz.
Bu ürünü 167 kişi görüntüledi.
Kitap Tanıtımı

- Biraz konuşalım!
Baktım, çocuk bizim lamba kırıcısı. Lamba kırma özgülüğünü kullanmasına engel olduk diye şikayetçi mi oldu; yoksa özür dilemeye mi geldiler şimdi anlayacağız:
- Konuşalım.
- Yeğenimi korkutmuşsun.
Adam da şöyle bakanın ilk ş’yi uzata uzata “Maşşallah!” diyeceği türden. Anlayacağınız çok da diklenmeye gerek yok. Aslında ben bu adamı da bir yerlerden tanıyorum ama, nereden? Düşünüyorum, sanki “Karanlıkların Prensi” diye bir film izlemişim de, bu adam da orada başrol oynamış gibi. Yüzüne baktıkça karanlıklar geliyor aklıma. Bu durum -Hayvanseverlerden özür dileyerek- hayvansal görünümlü cüssesinin ürkünçlüğünü daha bir arttırıyor.
Doğallıkla, konuşmayı, alttan alan bir tavırla sürdürüyorum:
- Lambayı kırıyor!
- Gereksiz bir lamba için küçücük çocuk korkutulur mu?
Al bakalım, bu densiz çocuk sürekli lambayı kıracak, gece kuşu gibi el feneri ile dolaşacağız; ama çocuğa kızmayacağız. Sanki bizim karanlıkta kalmamızda kamu yararı var? İnsan da ister istemez soruyor tabi:
- Bizim sokağın kapkaranlık olmasından çıkarı olan mı var?
Adama, pişkin mi desem, yalama olmuş mu desem, karanlığı bile savunuyor:
- Tabi ki var. Bütün ülkenin çıkarı var; biliyorsun, sokak lambalarını devlet ödüyor, yazık değil mi halkın parasına? Memleket israfla değil, tasarrufla kalkınır.


Karşı çıktım tabi:
- Her yer ışıl ışıl, ülke bir bizim çıkmaz sokağın lambasıyla mı batacak?


Iıh. Anlamıyor, daha doğrusu anlamak istemiyor. Ona kalsa, bizim çıkmaz sokağın zifiri karanlıkta kalması Avrupa Topluluğu’na girmemizi bile sağlar. Hiç bir zaman almayacaklarmış, desem; yanıtının hazır olduğundan kuşkum yok, “Tabi”, diyecek, “Senin savurganlığından!”

Günler, aylar geçiyor; biz yeni yeni lambalar deniyoruz. “Bu lamba, uçak çarpsa kırılmaz. ” denileninden, çekiçle kırılmama deneyi yapılanlara değin her türlü lambayı denedik. Boş. O sapanlı çocuk, “Karanlıkların Prensi” amcasından aldığı cesaretle hepsini tuzla buz etti.
Ta ki o, birden elektriklerin kesiliverdiği güne kadar.


Uzun süre karanlıkta oturunca, annem, elime bir şişe tutuşturdu; bir yerlerden gazyağı bulup geleyim, diye. Kapıdan çıktım, Faika teyzenin tam karşımıza düşen kapısında, karaltılar. Doğal olarak beni gören yok. Karaltılardan biri ötekini bir şeylere ikna etmeye çalışıyor olmalı:


- Boşayacam, dedim ya! Minik kuşuna inanmıyor musun?

Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: