Tükendi
Tüm Kategoriler
Tüm Kategoriler
2019 KPSS Kitapları
Akademik
Aksesuar
Bilgisayar
Bilim - Mühendislik
Biyoloji
Çevre Yer Bilimleri
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Eğitim
Ekonomi
Felsefe
Genel Konular
Gezi ve Rehber Kitapları
Hobi
Hukuk
İnanç Kitapları - Mitolojiler
İnsan ve Toplum
İslam
Müzik
Periyodik Yayınlar
Politika Siyaset
Psikoloji
Sağlık
Sanat
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Dilde Kitaplar
Yemek Kitapları
BİTMEMİŞ HİKAYELER (  )
BİTMEMİŞ HİKAYELER (  )
%25 İndirim
Basım Dili
: Türkçe
Ebatı
: 13.5 x 19.5 (cm)
Sayfa Sayısı
: 108
Cilt Durumu
: Karton Kapak
Boyut
: Normal Boy
Yaklaşık 1-3 iş günü temin
Liste Fiyatı
: 7,00 TL
İndirimli Fiyatı
: 5,25 TL
Kazanılan Puan
: 16 NP
Barkod
: 9789756294093
Basım Yılı
: Temmuz 2007
Kategoriler
Ürünün Tanıtımı

Hüseyin Latifin hikayeler bütününden zihin kurmacalarıyla oluşturduğu roman tadında bir çalışma. . . Yazar bu kitabında da her zamanki gibi gelişmiş toplumlarda bireyleri en çok ilgilendiren konuları, aşkı, sevgiyi, mutluluğu ve yalnızlığı kahramanlarının ruh halini yaşayarak kendisine özgü kurgu ve üslubuyla sorguluyor.


Her zamanki gibi bir kedi çizmiştim. Kuyruğunu kıvırmış posbıyıklı bir kedi, ciddi ciddi oturmuş, etrafa bakıyordu. Hayır, etrafına değil; gözlerini belli bir yere dikmişti. Ama neresi olduğu belli değil. Tombulca bir kedi. Posbıyıklı, sert görünümlü. Etrafında çitler. Çitlerin etrafında çiçekler, uçan kelebekler. Bir ev ya da bir kafe, belki de bir mahalle; hemen karar veremedi. Masalar ve insancıklar, parlayan bir güneş ve evin tepesinde bir havuz, altında Firuzağa yazısı. Kedinin adı mı Firuzağa, yoksa mahallenin mi? Ne o gün ne de sonrasında hiç sormadı.

Kıskançlık nedir bilmeyen ben. . . Sevgilimin bana olan aşkı ve tutkusunu kıskanmıştım. . . Ne kadar çok isterdim onun gibi duyumsayabilmek, belki acı da olsa aşkı yaşamak; ama olmadı. . . Aşkı aramaktan vazgeçtim. Sevmeyi öğrendim, çok sevmeyi. . . Sonra zaman geldi kendimi kandırdığım yapay aşklar yaşadım. . . İyi bir oyuncu olarak aşkı tattırdım kendime ta ki rolümden çözülene kadar. . . Ve sonra sizinle ilk tesadüfi tanışmamızın ilerleyen bölümlerinde beni şaşırttınız. . . Hiç tanımadığım, bilmediğim, etkileşimimin olmadığı bir insan olarak bana benzerliklerinizle. . . Zevkleriniz, karakteriniz, zekanız, karizmanız, aşık olmayı tercih edebileceğim çekici bir adamdınız. . . Sonra. . . Lanetli huyumla analiz etmeye başladım her şeyi. Durumumu, sevgilimi, sizi. . . Ve fark ettim ki ben hep sorguladıkça çözmüşüm aşkları, dağıtmışım, hiç izin vermemişim ki kendime. Aşk soru sormamakmış oysa. Bir dogma, ilkel ama çok güzel bir duygu, her şeye rağmen ve her şeyin üstünde. . . Ve ben. O kıskançlık nedir bilmeyen çağdaş yaşamın medeni kızı, sorgulamalarla, ‘mantık’la aşksızlığa hapsetmişim kendimi hep, bunu fark ettim. . . Ve insanların aşklarını kıskandım. Kim olduklarından bağımsız. . .


İlker İyiyazar Chardonnay’ye yaklaştı, elini zarif bir jestle tutuverdi. Arkasındaki, dün geceden beri söndürülmemiş gece lambasının ışığında davetakrdı. Neye davet?

Bu ürünü 231 kişi görüntüledi.
Ürünü Oyla:
Tüm yorumlar listeleniyor
Sırala: